LGS (LKS) Türkçe Soruları 6 (2017 1.Dönem Teog Mazeret)

  • 1) Aletli dalış için ülkemizde oldukça farklı seçenekler var. Antalya’nın Kaş ve Kemer ilçeleri birçok dalış okuluyla aletli dalışın önemli merkezleri. Aletli dalış en fazla Ege ve Akdeniz’de yapılıyor. Bunun nedeni bu bölgelerin su altı doğasının muhteşem olmasının yanı sıra buralarda önemli tarihî batıkların bulunması. Antalya Limanı girişinde 30 metre derinlikte yatan Fransız Societe (Sosyete) savaş gemisi, Kemer Marinası açıklarındaki Paris Batığı, Kaş açıklarındaki Uluburun Batığı’nın bulunduğu yer bunlardan sadece bazıları. Aletli dalış yapanlar için önemli bir dalış sebebi de deniz dibi mağaraları ile deniz canlılarının en güzel olduğu noktaları gözlemlemektir.

    Bu metinde “aletli dalış” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    A) Ülkemizde bu sporun yapılacağı alanların olduğuna
    B) Bazı yerlerin daha fazla tercih edildiğine
    C) Birçok su altı zenginliğinin bu sayede keşfedildiğine
    D) Bu alanda eğitim veren kurumların olduğuna
  • 2) Kadife gibi 'yumuşak' olan bu kumaş senelerdir annemin sandığındaydı.
    Aşağıdakilerin hangisinde ‘‘sert’’ kelimesi, bu cümledeki tırnak içindeki kelimenin anlamca
    karşıtıdır?

    A) Sipariş ettiği ayakkabının sert bir malzemeden yapıldığını sonradan öğrendi.
    B) Şimdiye kadar etrafımdakilere sert bir harekette bulunduğumu hatırlamıyorum.
    C) Kimseyle fazla samimi olmayan, az konuşan, sert bir adammış dedem.
    D) Bu bölgenin sert iklimi insanların karakterine de yansımış.
  • 3)

    A) I ve II.
    B) I ve IV.
    C) II ve III.
    D) III ve IV.
  • 4) Yazar, çeviriden geçilmeyen edebiyat alanında her bakımdan yüzümüzü ağartacak eserler ortaya koyduğu için edebiyat dünyasında söz sahibi olmuştur.
    Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Birinin, görüşünde yanıldığını ortaya koyarak onu utandırmak
    B) Suçu ve utanılacak bir durumu bulunmamak
    C) Kendisinden beklenen işi sona erdirmek
    D) Yaptıklarıyla başkalarının övünç duymasını sağlamak
  • 5) I. Gülüşün mavi güneşler dağıtır
    II. İki iri yakut damlası gözlerin
    III. Gül yaprağına işlenmiş
    IV. Bir özlemsin yaşlanmayan
    Bu dörtlüğün ikinci dizesinde bulunan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Kişileştirme
    B) Konuşturma
    C) Benzetme
    D) Abartma
  • 6) (I) Sabah olunca kamp malzemelerini toplayıp geldiğim yoldan inmeye başladım. (II) Kim bilir, belki başka bir zaman zirveye çıkmayı amaçlayarak hazırlıklı şekilde buraya tekrar gelebilirim. (III) Sisten dolayı, dağa tırmanırken algılayamadığım arazi şimdi buruşuk bir halı gibi her yöne uzanmaktaydı. (IV) Alplerdeki bu serüvenim tamamlanmıştı ama dağların çekiciliğinden kurtulamamıştım.
    Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
  • 7) (I) Okumak, her şeyi daha iyi öğrenmenin ilk anahtarıdır. (II) Bilgi dünyasının en büyük
    kapısı onunla açılır. (III) Bu anahtar mutlaka herkesin cebinde bulunmalıdır. (IV) Sadece anahtarı cebinde olanlar bilgi dünyasının köşk gibi evlerine girebilir.
    Bu metinde numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede beklenti söz konusudur.
    B) II. cümlede karşılaştırma yapılmıştır.
    C) III. cümlede gereklilik anlamı vardır.
    D) IV. cümlede koşul anlamı bulunmaktadır.
  • 8) Ne iş yaptığınızı soranlara, ‘‘Şairim.’’ diyebildiğinizde bu ülkede edebiyatın bir yerlere
    gelmeye başladığını düşünebilirsiniz.
    Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?

    A) Şairlerin en önemli sorumlulukları edebiyatın ne olduğunu insanlara anlatmaktır.
    B) Edebiyatın gelişmesi için şiirin ve şairliğinne kadar önemli bir uğraş olduğu anlaşılmalıdır.
    C) Edebiyatla uğraşmayı sosyalleşme ve zamanı iyi değerlendirme faaliyeti olarak
    düşünmeliyiz.
    D) Şiir, insanlığın bugünüyle geleceği arasında köprü kurar.
  • 9) Pırıl pırıl bir sabahtı. Güneş ışınları, her yeri ısıtıyor; palmiyelerin, mor salkımlarla do-
    nanmış konsolos çiçeklerinin, balkonlardaki sardunyaların üzerine sımsıcak dökülüyordu. Sokaktaki insanlar tatlı bir telaş içindeydi. Öğrenciler konuşa konuşa okul yolunu tutmuş, esnaflar da dükkânlarını açmıştı. Bir delikanlı, elinde hortum yerleri yıkıyor; şalvarlı sütçü evlere süt dağıtıyordu.
    Bu metnin anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Benzetmeden yararlanılmıştır.
    B) Betimleyici ögeler kullanılmıştır.
    C) Varlıklar hareket hâlinde verilmiştir.
    D) İkilemelere yer verilmiştir.
  • 10) Çocuklar gülerek, keyif alarak öğrendikleri hiçbir şeyi kolay kolay unutmazlar. Dolayısıyla mizah, çocukların yeni bir şeyler öğrenmesinde ve okumayı sevmesinde keyifli bir yoldur, diyebiliriz. Rıfat Ilgaz, mizahın insanın doğasında olduğunu, dolayısıyla bilgi olmadığını söyler. Bilgi değildir ama çocuğu bilgiye götüren yolun
    taşlarını mizahla döşediğinizde öğrenme daha kuvvetli olur.
    Bu metinde ‘‘mizah’’ ile ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) İnsanın yaradılışında vardır.
    B) Bilgilendirici yönü ağır basar.
    C) Öğretimde kullanılabilecek bir araçtır.
    D) Eğlendirici tarafı ön plandadır.
  • 11) Yeşil okul, düz ve geniş bir alana kurulu. Okuldaki sınıfların duvarları yok. Tropikal iklime sahip olan Endonezya’da zaten binaların ısıtılması gerekmiyor. Bu okulda çocukların spor yapabilecekleri alanlar; uygulama yapabilecekleri mutfak, çikolata fabrikası, organik tarım alanları bulunuyor. Okul için gerekli elektrik enerjisinin büyük bir bölümü güneş panellerinden ve küçük bir hidroelektrik türbininden sağlanıyor. Yeşil okul, büyük oranda bambudan inşa edilmiş. Esnek, sağlam, hafif ve maliyeti
    düşük bir malzeme olduğundan okuldaki eşyaların da çoğu bambudan.
    Bu metinde ‘‘yeşil okul’’ ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    A) Öğrencilere sunduğu olanaklara
    B) Eğitim ve kültür hayatına sağladığı katkılara
    C) Yapımında kullanılan malzemenin taşıdığı niteliklere
    D) Bulunduğu yerin coğrafi özelliklerine
  • 12) Kendisi için en uygun hedefi belirleyen kimse, o yolda emin adımlarla ilerler. Ötekiler ise kendileri için uygun olandan daha yükseği, daha kusursuzu arayayım derken hedefe ulaşamadan yorulurlar.
    Bu düşünceleri dile getiren birinin aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenir?

    A) Mükemmel olana ulaşmak için birçok yol denerim.
    B) Büyük başarılar için ulaşılması zor hedefler seçerim.
    C) Hedefimi doğru bir şekilde belirleyip ona odaklanırım.
    D) Bir iş yapıyorsam en iyiyi yakalamak için çalışırım.
  • 13) Bizde eleştiri elbette yok. Eleştiriyi, eleştiri ahlakını sanatçıların kendisi kurar. Onlar, sanatla ilgisi olmayan sözlerle birbirlerini övdükçe, sanatlarını her şeyden daha üstün tutup kusurlarını görmezden geldikçe eleştiri olmayacaktır. Sanatçıda olmayan bir eleştiri ahlakını eleştirmenden nasıl bekleyebiliriz?
    Bu metinde yazarın “sanatçılar” ile ilgili yakındığı durum aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Birbirlerini sert bir üslupla eleştirmeleri
    B) Eleştirinin yarar sağladığına inanmamaları
    C) Eleştirilerinde nesnellikten uzaklaşmaları
    D) Eleştirmenlere güvenmemeleri
  • 14) Yaşlılık, kavramların en somutlarındandır. Gerçekliği yüzlerde, ellerde, yürüyüşlerde ve
    seslerde iyiden iyiye belirgindir. Bu nedenle yaşlılar, çoğumuzun gözünde sadece yaşlıdır. Oysa yaşlıların davranışları sıradan değildir, sözleri de. Biriyle laflamak için fırsat kollarlar, bulduklarında da uzun uzun konuşurlar. Gelmişten, geçmişten... En çok da bozulan toplumdan, kaybolan değerlerden, saygıdan şikâyet ederler ve kaçınılmaz olarak hastalıklardan.
    Bu metinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?

    A) Yaşlı insanlar, kendileriyle sohbet edecek birilerine ihtiyaç hissederler.
    B) Yaşlılar, toplumsal değerlerin yitirilmesinden rahatsızlık duyarlar.
    C) Yaşlanmak insanın gözlemleyebileceği, izlenebilir bir süreçtir.
    D) Yaşlılıkta insanlar daha duygusal ve alıngan olur.
  • 15)
    I. Örneğin beynimizin sol yarısı matematiksel işlemler, sayılar, analiz ve konuşma gibi
    alanlarda etkin ama bunları yavaş öğreniyor ve kolay unutuyor.
    II. Bu öğrenme şekli sayesinde beyninin sağ yarısını iyi kullananlar yaşadıklarını kolay
    kolay unutmuyorlar.
    III. Beynimizin sağ yarısı ise müzik, ritim, ses, hayal, yaratıcılık, renkler, hacim ve boyutlar, tat ve kokular gibi birçok alanda etkin.
    IV. Beynimizin sağ yarısı parçaya değil bütüne odaklanarak öğreniyor.
    V. Beynimizin sağ ve sol yarısı birbirinden çok farklı görevler üstlenmiştir.
    Numaralanmış cümlelerle mantık akışına göre anlamlı bir metin oluşturulduğunda
    sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

    A) IV - II - III - V - I
    B) V - I - III - IV - II
    C) IV - II - V - I - III
    D) V - IV - III - I - II
  • 16) Küçücük bir çocuktum. Her tarafın buzla kaplandığı bir kış günüydü. Sabahın erken saatlerinde evimizin içini kızgın sobada yanan kömürün kokusu sarmıştı. Babam, havalanması için salonun geniş, iki kanatlı penceresinin tekini açmıştı. Kar yağmıştı; dar caddemizden tek tük geçen insanları, kapalı kanadın ardından dalgın dalgın seyrediyordum. Aniden cama vuran küçük bir gövdenin ve kanatların çılgın sesiyle
    kendime geldim. Salona bir serçe girmiş, çıkmaya çalışıyordu. Hemen pencereyi kapatarak babama koştum. “Kuş!” dedim. “İçeriye bir kuş girdi!” Artık bir kuşa sahiptim. Ne de güzeldi kendinden küçük bir canlıya sahip olabilmek!
    Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Anı
    B) Deneme
    C) Biyografi
    D) Günlük
  • 17) Kapının arkasında uzunca boylu, seyrek saçlı, sağlam yapılı bir adam duruyordu. Kendisini tanımadığım hâlde içimden bir ses bana adamın Binbaşı Ali olduğunu söylüyordu. Adam misafirlerini iyice süzdü, sonra sert adımlarla bize doğru yürüdü. Yanımıza geldi, yüzünde tatlı bir gülümseme vardı.
    Bu metnin olay, yer, zaman, şahıs ve varlık kadrosuyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

    A) Şahsın fiziksel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir.
    B) Yer unsuru ayrıntılarıyla betimlenmiştir.
    C) Belirgin bir zaman unsuru yoktur.
    D) Olaya dayalı bir anlatım vardır.
  • 18) Salih ( ) karmaşık duygular içinde çekti oltayı. Balığı yemezdi ( ) niçin mi tutardı ( ) Yakalayıp tekrar göle bırakmak için tutardı. Biraz düşündü ( ) çekti, çekti...
    Bu metinde yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

    A) (,) (,) (:) (,)
    B) (;) (,) (:) (;)
    C) (;) (,) (?) (,)
    D) (,) (,) (?) (;)
  • 19) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
    A) Bisiklet sürerken birden karşısına çıkan köpek yavrularını farketmedi.
    B) Beni buradan uzaklaştırmak için her şeyi yaptılar.
    C) Şu karşıki dağda derin bir mağara var hiç unutmadığım.
    D) Herkes hayatında er ya da geç bir sorunla karşılaşır.
  • 20) Şair, bu olağanüstü manzarayı gördüğünde - - - -
    Bu cümle aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanırsa öge dizilişi ‘‘Özne - Zarf tamlayıcısı - Yer tamlayıcısı - Nesne - Yüklem’’ şeklinde olur?

    A) ilham perilerini yanına çağıracaktır.
    B) ruhunda bir gurbet akşamı yaşayacaktır.
    C) yeni bir şiirin ilk kıvılcımlarını yakalayacaktır.
    D) duygularına hâkim olamayacaktır.
Yorum Yap
Gönder