DGS Türkçe Soruları 2 ( 2010 DGS Türkçe)

  • 1) Aşağıdaki atasözlerinden hangisinin ayraç içinde verilen açıklaması yanlıştır?
    A) Arı, bal alacak çiçeği bilir (Açıkgöz kişi, çıkar sağlayabileceği yeri bilir.).
    B) Her gönülde bir aslan yatar (Bazı insanlar hiç olmayacak şeylerin peşine düşer.).
    C) Ne karanlıkta yat ne kara düş gör (Tehlikelere karşı önceden tedbir alan kişi, kendini ileride üzülmekten kurtarmış olur.).
    D) Başa gelmez iş olmaz, ayağa değmez taş olmaz (İnsan yaşadıkça türlü türlü engellerle, güçlüklerle karşılaşır.).
    E)Demir tavında dövülür (Her işin yapılması için en uygun bir zaman, bir durum vardır.).
  • 2) 'Gösterişli'(I) , 'renkli'(II) taç yaprakları olan bu 'bitkiler'(III), kimi zaman 'doğal'(IV) yaşam alanlarından sökülerek evlerin 'küçücük'(V) bahçelerinin tutsağı olur.
    Bu cümledeki numaralanmış sözlerden hangisi niteleme amacıyla kullanılmamıştır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V
  • 3) (I) “Aydın” olarak nitelendirdiğimiz kimi okurlar dergilerdeki, gazetelerdeki düşünce yazılarını, özellikle ülkemizin sorunlarıyla ilgili olanlarını okumuyorlar. (II) O yazıları ağır, okuması zahmetli ve karamsar buluyorlar. (III) Nedeni sorulduğunda, “Üzüntüler, kaygılar içinde yaşamak istemiyoruz.” diyorlar. (IV) Yani aydın olma bilinciyle hareket etmiyorlar. (V) Aydın olmanın onlara yüklediği sorumluluğu gözardı ediyorlar. (VI) Gerçeklerle yüz yüze gelmekten kaçınıyorlar.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    A) I. ve II.
    B) II. ve III.
    C) III. ve IV.
    D) IV. ve V.
    E) V. ve VI.
  • 4)
    I. Elli yaşındaki bir insanın uykuda rüya gördüğü süre, yaşamında yaklaşık altı yıla karşılık gelmektedir.
    II. Son yıllarda yapılan çalışmalar, uykunun öğrenme sürecine olumlu etkisi olduğunu göstermektedir.
    III. Araştırmalar göstermiştir ki Türkiye’de ölümle sonuçlanan trafik kazalarının ’ü uykusuzluğa bağlı olarak meydana gelmektedir.
    IV. Yeni üretilen otomobillerin bazılarında sürücünün dikkatinin dağılmasını önlemek ve uyanık kalmasını sağlamak için uyarıcı sistemler bulunmaktadır.
    V. Balina ve yunuslar belli aralıklarla su yüzüne çıkıp soluk almak zorunda olduklarından bu canlıların beyinlerinin yarısı uyku durumuna geçerken öteki yarısı uyanık kalır.
    Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde neden belirtilmemiştir?

    A) I. ve II.
    B) I. ve IV.
    C) II. ve V.
    D) III. ve IV.
    E) III. ve V.
  • 5) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde abartma söz konusudur?
    A) Başına gelen olayı herkese anlattığı için çok pişman olmuş.
    B) Yaptığı iş görüşmesinden sonra öyle bir hafiflemiş ki neredeyse uçacakmış.
    C) O kadar yorgunmuş ki ödevini ertesi gün yapmaya karar vermiş.
    D) Memleketten getirdiği o taze sebzeleri kış için kurutarak saklamış.
    E) Bahçedeki kavak ağaçlarının hepsini kısa sürede budayıvermiş.
  • 6) (I) Karacaköy’den ayrılan bir yol, sizi deniz kenarındaki Yalıköy’e götürüyor. (II) Yolun yaklaşık beşinci kilometresinde, Evcik İskelesi adlı kumsala giden altı yedi kilometrelik dar bir yol çıkıyor karşınıza. (III) İşte Anastasius Surları’nın kalıntılarının en iyi görüleceği yer burası. (IV) Fazlaca tahrip olmuş, yer yer ormanın içinde kaybolmuş sur kalıntıları, yol boyunca deniz kıyısına kadar uzanıyor. (V) Bizans İmparatoru Anastasius’un beşinci yüzyılda savunmaya yönelik olarak yaptırdığı set, Marmara Denizi’nden Karadeniz’e uzanıyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde amaç belirtilmiştir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V
  • 7) (I) Gezimizin son gününde bir arkadaşımızın Kaş’taki ailesini ziyaret ettik. (II) Onların önerisi üzerine de adını daha önce hiç duymadığımız Hoyran’a gittik. (III) 500 m yükseklikten Akdeniz’i huzurla seyreden bir köydü Hoyran. (IV) Sonra Davazlardan deniz yönüne saptık. (V) Kekova’dan Gelidonya’ya kadar geniş bir alan ayaklarımızın altındaydı.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde insana özgü nitelik başka bir varlığa aktarılmıştır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V
  • 8) (I) Günümüzde “ataerkil” ailelerden “çocukerkil” ailelere geçiş söz konusu. (II) Bu değişiklik, ebeveynçocuk etkileşimini belirliyor. (III) Anne-baba, çağa uygun yetiştirme düşüncesiyle ya çocuğunun kararlarına öncelik veriyor ya da tepkilerinden çekinerek
    onun her dediğini yapıyor; isteklerine sınır koymuyor. (IV) Yani kötü şeyler yapmaması için kendince önlem alıyor. (V) Oysa sanılanın aksine, sınırlarını bilen çocuk kendini güvende hisseder; sınırların kalkması durumunda ise onda doyumsuzluk başlar.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, anne-babaların yanlış tutumlarının çocuk üzerindeki etkisinden söz edilmiştir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V
  • 9) (I) Bu kitap, ilkokula on dört yaşında başlayan bir edebiyat adamının çocukluk ve ilk gençlik yıllarına ilişkin anılarından oluşuyor. (II) Diyarbakır’da başlayan, yoksulluk içinde geçen bir çocukluk; çocuk yaşta başlayan yıpratıcı, acımasız çalışma hayatı...
    (III) Anıya değil de romana benzeyen bu kitapta yazar, hayatla olan mücadelesini hiçbir abartıya kaçmadan, duygusallığa yer vermeden anlatıyor. (IV) Yaşadıklarını anlatırken o günlerin Türkiye’sinden ilginç ve renkli kesitler sunuyor. (V) Ustalıkla kullandığı Türkçesiyle, akıcı bir anlatımla kaleme aldığı anıları ilgiyle okunuyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde kişisel düşünceye yer verilmemiştir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
  • 10) (I) Son otuz yılın en soğuk kışını, son on yılın en yağışlı ilkbaharını yaşayan İstanbul’un erguvanları bu yıl erken açtı. (II) Genellikle nisanın son haftasında görülen çiçeklenme, bu yıl on gün kadar erken başladı. (III) Boğaziçi’ndeki ağaçlar nisanın ilk haftasının
    sonunda çiçeklendi. (IV) Ortaköy, Paşabahçe ve Bebek erguvan bahçesine döndü. (V) Boğaziçi’ndeki erguvanlar görenlerde unutulmaz izler bırakıyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde karşılaştırma söz konusudur?

    A) I. ve II.
    B) I. ve III.
    C) II. ve IV.
    D) III. ve IV.
    E) IV. ve V.
  • 11) (I) Migrenden yakınanlarda sıkça görülen bir sorun ağrı kesici ilaç bağımlılığı. (II) Araştırmalar, her yüz migren hastasından sekizinin her gün ya da iki günde bir ağrı kesici kullandığını gösteriyor. (III) Bu da yüz hastadan sekizinin “ilaç bağımlısı” olduğu anlamına geliyor. (IV) Doktor tavsiyesi olmaksızın ve tanı konulmaksızın alınan her ağrı kesici, migreni engellemediği gibi kronikleştiriyor. (V) Böyle hastaların vücudu, ilaç içme alışkanlığından ancak özel terapi seanslarıyla kurtuluyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, bir hastalığın yol açtığı durumdan söz ediliyor.
    B)II. cümlede, bir çalışmanın sonucu sayısal değerlerle veriliyor.
    C) III. cümlede, ilaç kullanımıyla ilgili bir saptama yapılıyor.
    D) IV. cümlede, ilaç almada gerekli koşullara uyulmadığında doğacak tehlike açıklanıyor.
    E)V. cümlede, tedavide kullanılmak üzere yeni bir yöntem bulunduğundan söz ediliyor.
  • 12) (I) Türkiye, dağcılık sporuna ilgi duyanlar için çok farklı seçeneklere sahip bir ülke. (II) Marmara Bölgesi’nde Uludağ, Akdeniz Bölgesi’nde Beydağları, İç Anadolu Bölgesi’nde Aladağlar, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Kaçkar Dağları, Doğu Anadolu Bölgesi’nde
    Süphan ve Ağrı Dağı ülkemizin dağcılık parkurlarının başında geliyor. (III) Ülkemizdeki en yüksek dağ olan Ağrı Dağı, dünyada da en çok ilgi çeken dağlar arasında bulunuyor. (IV) Özellikle Nuh’un gemisini bulmak amacıyla her yıl binlerce dağcı tırmanıyor Ağrı’ya. (V) Yüksek ama tırmanması kolay bir dağ olması onu daha da çekici kılıyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, saptama yapılıyor.
    B) II. cümlede, ülkemizin dünyanın en önemli tırmanma merkezlerine sahip olduğu belirtiliyor.
    C) III. cümlede, bir dağın özelliklerinden söz ediliyor.
    D) IV. cümlede, neden-sonuç ilişkisi ortaya konuyor.
    E) V. cümlede, bir dağın daha önce belirtilen özelliklerine ekleme yapılıyor.
  • 13) (I) Japon Mimar Shigeru Ban mimarlığın çevreye ve insana karşı sorumluluğu konusundaki radikal yaklaşımlarıyla tanınıyor. (II) Malzeme seçimindeki farklılığıyla ve sosyal problemlere getirdiği köklü çözümlerle tanınan Shigeru Ban, Japonya’nın dış dünyaya açılan ve “eski”den uzak duran mimarlarından biri. (III) Tasarladığı yapılarda modern ve alışılmamış malzemeler kullanıyor. (IV) Bunlar arasında suya karşı yalıtılmış karton, kâğıt boru, bambu ve prefabrike ahşap gibi geri dönüşebilir malzemeler
    bulunuyor. (V) Dünyaca ünlü bu mimarın çalışmalarındaki en önemli hareket noktası, çevreye saygı ve daha temiz bir dünya isteği.
    Mimar Shigeru Ban’la ilgili bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, mesleki anlayışıyla ilgili bilgi veriliyor.
    B) II. cümlede, yenilikçi yanı üzerinde duruluyor.
    C) III. cümlede, başkalarınca kullanılan malzemelerden uzak durmasının nedeni vurgulanıyor.
    D) IV. cümlede, önceki cümlelerde belirtilenlerle ilgili örnekler veriliyor.
    E) V. cümlede, yaptıklarıyla neyi amaçladığı belirtiliyor.
  • 14) Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki tırnak içindeki söz çıkarılırsa anlamda daralma olmaz?
    A) Orada kiminle tanıştığımı söylesem 'belki de' inanmazsın.
    B) Hafta sonu 'eve' gelecek çünkü ailesini çok özlemiş.
    C) 'Koridorlarda' tek başına dolaşır, kimseyle konuşmazdı.
    D) İşe girdi gireli buralara 'artık' uğramaz oldu.
    E) Gittiğim hiçbir yerde 'böyle' sıcak insanlarla karşılaşmadım.
  • 15) Demre’den 25 km uzaklıktaki portakal cenneti Finike’ye vardığımızda ikindi vaktiydi. (I) Bu güzel ilçenin betonlaşmamasının nedeni bu narenciye bahçelerinin herkesçe çok sevilmesi. (II) Şehir merkezinden yaklaşık 3,5 km sonra başlayan tarım ara-
    zileri özenle korunmuş. (III) Bu da yöneticilerle bu arazileri işleyen halkın ortak çabalarıyla sağlanmış. (IV) Birlikten kuvvet doğar, sözü gerçek olmuştu. (V)

    Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin akışına göre, “Denize paralel inen Acısu ve Tatlısu derelerinin suladığı topraklarda göz alabildiğine narenciye bahçeleri uzanıyordu.” cümlesi getirilebilir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
  • 16) (I) İlk deniz fenerleri, üzerinde ateş yanan alçak kulelermiş. (II) Bu tarz fenerlerin ilk olarak ne zaman yapıldığı bilinmiyor. (III) Fakat günümüzdekine benzer ilk deniz fenerinin MÖ 7. yüzyılda, Çanakkale Boğazı’nda, o zamanki adıyla Sigeum Burnu’nda yer aldığı tarihî belgelerle kanıtlanmıştır. (IV) Bugün Çanakkale’de ayakta kalan en eski deniz feneri Mehmetçik Feneri’dir. (V) Bu fener 1856 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır. (VI) Mehmetçik Feneri, Ege Denizi’nden Çanakkale Boğazı’na girişte, Trakya’nın Gelibolu Yarımadası’ndaki en uç noktasında, çok önemli bir yerde bulunmaktadır.
    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) V.
    E) VI.
  • 17) Ben bir işle meşgulken başka şeylerle uğraşmıyorum, o işe veriyorum kendimi. Çok detaycıyım, seçiciyim. Yaşamımın da kaliteli olmasını istiyorum, yaptığım işin de. Mükemmeliyetçiyim herhâlde hatta sağlığımı etkileyecek kadar. Bu da insanı biraz zorluyor.
    Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

    A) İşinde ayrıntılara önem veren
    B) Her zaman en iyisini yapmaya çalışan
    C) Kendini aşırı ölçüde işine veren
    D) Her şeyi kolay kolay beğenmeyen
    E) Yapamayacağını anlayınca işini yarım bırakan
  • 18) Bugüne kadar pek çok ödül aldım, her ödülüm benim için ayrı bir gurur kaynağı. Ama ödüller semboliktir, bence en büyük hediye, insanların eserlerimi beğenmesi, onlarda kendilerinden bir şeyler bulmasıdır. Bir de sanatçıların gençken ödül almasının daha anlamlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü sanatla uğraşmak çok emek isteyen, yıpratıcı bir iştir ve teşvik gerektirir. Ayrıca ödül almak, bir yükümlülüğü de beraberinde
    getirir; ödüllü sanatçı olmak, sonraki her eserinin daha iyi olması için çok çalışmayı gerektirir.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

    A) Aldığınız ödülleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
    B) Aldığınız ödüller daha çok yapıt üretmenizi sağladı mı?
    C) Sanat dünyasında tanınmak için ödül mü almak gerekir?
    D) Sanat hayatı boyunca hiç ödül almamış sanatçılar başarısız mı sayılmalıdır?
    E) Bir eser hangi özellikleri yönünden ödüle değer görülür?
  • 19) Bu kazıda gün yüzüne çıkardığımız bir yazıtla, bulduğumuz öteki kalıntıların Myndos kentine ait olduğu kanıtlandı. Bulduğumuz birçok seramik parçası kentin
    yaklaşık MÖ 8. yüzyıldan beri var olduğunu gösterdi. Ayrıca buranın 13. yüzyıla kadar yerleşim alanı olduğu da ortaya çıktı. Kısacası, bugünkü verilerin ışığında, kentin yaklaşık 3 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu söyleyebiliriz.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

    A) Kente ait yapıların tümü ortaya çıkarıldı mı?
    B) Yürüttüğünüz bu kazıyla hangi bilgilere ulaştınız?
    C) Myndos halkının yaşama biçimiyle ilgili ne tür bilgiler elde ettiniz?
    D) Bugüne kadar yapılan kazılarda hangi sorunlarla karşılaştınız?
    E) Kazılarda ne tür kişisel eşyalar ortaya çıkarıldı?
  • 20) Bu masalları yazarken özellikle pedagoji kitapları okudum. Masalları yazarken beni harekete geçiren temel etken, eğlence. Büyüklerin sıkıcı dünyasından çocukların renkli dünyasına geçişi sağlayan birbirinden eğlenceli öyküler... Onları kurarken nefret, öfke,
    şiddet ve bencillikten uzak kalmaya çalıştım. Her şeye rağmen yaşamın güzel olduğunu vurguladım. Ama çocukların, yaşamdaki her şeyin kusursuz olduğu yalanına inanmamaları için de ayrıca çaba gösterdim.
    Bu parçada sözü edilen masalların özellikleri aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

    A) Çocukları düşsel bir ortama sokarak onlara kötülüklerle baş etmeyi öğreten
    B) Yaşamın güçlüklerini yansıtmayı amaçlayan, okuyana bunlara direnme gücü kazandıran
    C) Yaşamı olumlu ve olumsuz yönleriyle ortaya koyan, hoşça vakit geçirten
    D) Bilimsel kaynaklardan yararlanılarak yazılan, kişisel görüşlere yer vermeyen
    E) Çocukların bilmediği kavramlarla ilgili bilgi vermeye çalışan, yalın bir dili olan
Yorum Yap
Gönder