LGS Türkçe Soruları 17 (2012 SEVİYE BELİRLEME SINAVI Türkçe Soruları)

AD-SOYAD:....................................... NO:........


sinavbak.com

  • 1)

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil kullanılmıştır?

    A) Yazar, toplantımıza katılınca çok sevindik.

    B) Çalışan, üreten insanın yanında yer aldı.

    C) Halkın arasında yaşamış bir yazardır.

    D) Öykülerinde insana gösterdiği yakınlık eskimedi.

    Cevap:

    A

  • 2)

    “Biraz yün satmak istiyorum.” demişti çoban,  tüccara. Tüccar, ikindiye kadar beklemesini söyledi. O da mağazanın önündeki kaldırıma oturup heybesinden bir kitap çıkardı.

    - Çobanlar kitap okumaz ki, dedi tüccar.

    - Kitaplar, koyunlardan daha öğreticidir, diye yanıtladı genç çoban.

    Bu metindeki altı çizili cümlede, aşağıdaki anlam özelliklerinden hangisi vardır?

    A) Önsezi

    B) Öz eleştiri

    C) Ön yargı

    D) Öngörü

    Cevap: C
  • 3)

    İnsan tarafından fark edilmediği sürece, doğanın bütün unsurları anlamdan yoksundur. Gül, ancak bir bakış onu izleyerek içine çektiğinde gerçek bir gül olabilir. Akşam kızıllığı, ancak bir insan gözünün retinasında yansıdığı zaman harikadır.

    Bu metnin ana düşüncesine en yakın dizeler, aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Güzelliğin on par’etmez (para etmez)

    Bu bendeki aşk olmasa.     Âşık Veysel

    B) Yedi iklim dört köşeyi dolandım

    Meğer dünya her tarafta bir imiş. Dadaloğlu

    C) Taştın yine deli gönül

    Sular gibi çağlar mısın? Yunus Emre

    D) Sev seni seveni zay’etme (kaybetme) emek

    Sevenin sözünden geçici olma. Karacaoğlan

    Cevap: A
  • 4)

    Şiir okuma, bir tür besteleme ve besteyi yorumlama işidir. Bir şarkı nasıl farklı tarzlarda söylenebilirse şiirin seslendirilmesi de yorumcudan yorumcuya değişir. Şiir okumak, eğitime dayalı bir beceri işidir. Bu yüzden her şair, şiiri güzel okuyamaz. Şiir yorumcusu vurgu, telaffuz, duraklama gibi ses eğitimi gerektiren temel bilgi ve becerilere sahip olmalıdır.

    Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

    A) Şiir okumanın bir eğitim gerektirdiğine

    B) Bir şiirin farklı şekillerde yorumlanabileceğine

    C) Bazı şairlerin şiirleri kötü okuyabileceğine

    D) Şiiri, başarılı bir şekilde yorumlayabilmek için hissetmek gerektiğine

    Cevap: D
  • 5)

    Kerime onu görünce çok mutlu oldu, iyi arkadaş olacaklarını düşünerek elini uzun uzun sıktı. Vildan bu el sıkışa karşılık vermemekle birlikte elini de çekmedi. Evet, eli bu sıkışa cevap vermemişti ama, biraz mahzun olmakla beraber sessiz gülümsemesiyle de sevinçli görünmeye çalışmıştı.

    Bu parçadaki olayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Vildan, Kerime’yi kırmaktan kaçınmıştır.
    B) Kerime, bu tanışmaya oldukça sevinmiştir.
    C) Kerime’yle tanışmayı Vildan istemiştir.
    D) İkisi de beden dilini kullanmıştır.
    Cevap: C
  • 6)

    Orhan Veli’nin şiirleri, herkesin kullandığı deyimlerin -o kapalı kutuların- içinden kimselerin ummadığı anlamlar çıkarma ustalığıdır. O, kuru söze öyle bir takla attırır ki,dizelerinin içinden ılgıt ılgıt bahar rüzgârı esiyor; deniz kokusu, martı sesleri geliyor sanırsınız.

    Bu parçadaki altı çizili sözle Orhan Veli şiirlerinin hangi özelliği daha çok vurgulanmıştır?

    A) Sadeliği
    B) Tutarlılığı
    C) Özgünlüğü
    D) Akıcılığı
    Cevap: C
  • 7)

    K: Aile hayatının bendeki en eski hatıralarından biri de gece okumalarıdır.

    L: Sonra ablam, babamın işareti üzerine eline bir kitap alır, gaz lambasının yanına oturur, dün gece bıraktığı yerden okumaya başlardı.

    M: Her akşam yemek bitince babam kahvesini içer, bizimle sohbet ederdi.

    N: Geceleri aile arasında okunan romanlardan ve kahramanlık hikâyelerinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum.

    “K, L, M, N” harfleriyle gösterilen cümleler, olayların oluş sırasına göre nasıl sıralanmalıdır?

    A) N, L, M, K
    B) K, N, M, L
    C) K, L, N, M
    D) N, K, L, M
    Cevap: B
  • 8)

    Orası öyle, ama anılarım kâğıt üzerinde daha bir görkemli duruyor. Böylece etkisi daha da artacak, kişiliğim hakkında daha doğru bir yargıya varabileceğim; buna bir de üslup güzelliği eklenecek. Ayrıca, içimi dökmekle belki rahatlayacağım. Aklımdan çıkmayan anılardan, yazmakla kurtulacağım.

    Yazar, bu metinle aşağıdaki soruların hangisine cevap vermiştir?

    A) Neden anılarınızı ille de yazmak istiyorsunuz; anılarınızı kâğıda dökmeden, zihninizden geçirmekle yetinemez miydiniz?

    B) Peki ama bütün bunları yazarak büyük bir okuyucu kitlesine hitap edebilecek kadar iddialı mısınız?

    C) Okurlarınızın olmayacağını öngördüğünüze göre niçin yazıyorsunuz?

    D) İnsan hiç değilse kendisiyle içli dışlı olabilirmi, gerçekleri kendisiyle çelişmeden yazabilir mi?

    Cevap: A
  • 9)

    İskandinavya’ya geçmek üzere yine o temiz trenlerle Abo Limanı’na gittik. Kıyıda küçük bir vapur bizi bekliyordu, bindik; bütün yolcular da bindi. Küpeşteye dayanarak, ayrıldığımız toprağın acısıyla, etrafımızı seyredip duruyoruz. Vapur kalkacak, halat çekilecek. Üstü başı düzgün, temiz bir genç, cebinden bir çift eldiven çıkardı. Çabucak ellerine geçirdi, eğildi, vapurun halatını çözdü.

    Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    A) Ana fikir “tanık gösterme”yle desteklenmiştir.

    B) Devrik cümlelerden yararlanılmıştır.

    C) Deyimlerle zenginleştirilmiştir.

    D) Olmuş veya olabilecek olaylar anlatılmıştır.

    Cevap: D
  • 10)

    İnsanın kendisini dünyanın henüz ilk gününde hissetmesine neden olabilecek ürpertici bir sessizlik vardı ve kar bir ağacın yarı aydınlık gölgesinde ince ince yağıyordu.

    Bu parçada bir söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatın göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) “Kar”a insan özellikleri yüklenmesi

    B) “Sessizlik”in anlatımında aşırılığa gidilmesi

    C) “Ağacın gölgesi”nin “kar”a benzetilmesi

    D) Yazarın “sessizlik” ve “kar” üzerine konuşması

    Cevap: B
  • 11)

    Bir araştırmaya göre 7-18 yaş arasındaki her 30 çocuktan sadece biri sol beynini yeterince kullanabiliyor. Diğer çocuklarsa sol beyinleri yeterince gelişmediği için derslerinde başarısızlık, dikkat eksikliği, kendini ifade edememe gibi olumsuzluklarla karşılaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni genetik faktörün dışında sağlıksız beslenme. Fakat dikkat edilmesi gereken başka noktalar da var: çocukların kendilerini ifade etmelerine izin vermek, söz dağarcıklarını zenginleştirmek; onları gazete okumaya ve belgesel izlemeye özendirmek.

    Bu metinde belirtilen “sorun”un en etkili çözümü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Çocukları, belgeseller gibi bilgilendirici programları izlemeye özendirmek

    B) Çocukların günün belirli saatlerinde beslenmelerini sağlamak

    C) Sağlıklı beslenmenin yanında çocukların

    çeşitli etkinlikler yapmalarını sağlamak

    D) Söz dağarcıklarını zenginleştirmek amacıyla çocuklar için okuma saatleri düzenlemek

    Cevap: C
  • 12)

    Bir gün anlaşılır şiir;

    Çoğu gitti, azı kaldı.

    Ekmek gibi azizleşir;

    Çoğu gitti, azı kaldı.

    Necip Fazıl Kısakürek, bu dizelerinde “şiir”le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini vurgulamıştır?

    A) Çoğu insan tarafından önemli görüldüğünü
    B) İleride, gerçek değerini kazanacağını
    C) Kişiyi yüce duygulara ulaştırdığını
    D) Büyük bir çabayla yazıldığını
    Cevap: B
  • 13)

    Nicedir bulutlar bu şehre uğramıyordu. Oysa işte, deniz önce açıklardan itibaren kabarıyor. Rüzgâr geliyor sonra. Fırtına çok geçmeden patlayacak. Bulutlar ufka yaklaşıyor. Ufuk görünmez oluyor. Muazzam bir sis kütlesi, denizin üstünden gelmeye başlıyor, göz göre göre... 

    Bu paragraf, konusu dikkate alındığında aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanmalıdır?

    A) Güneş batmak için dağların arkasına koşuyor; kırmızısı, ufukları “gül”e boyuyor.

    B) Dalgalar yorgunluktan artık kumsala gidip gelmiyor, denizi sütliman bir hava bürüyor.

    C) Şehrin yaşlıları havayı koklayarak “Nihayet geliyor.” diyor. Hatta en tecrübesizler bile bunu anlıyor. Yağmur başlıyor.

    D) Gemiler yalpalasalar da yolcu taşımaya devam ediyorlar. Fakat ne demiş yazar: “Hiçbir gemi, bizi bir kitap kadar uzaklara götüremez.”

    Cevap: C
  • 14)

    Van Gogh’un, ünlü tablolarından biri olan “Moonrise” (1) ı tam olarak ne zaman yaptığı bilinmiyordu. Bunu çözmek için iki gök bilimci, sanatçının resmi yaparken durduğu yeri saptayıp ayın (2) konumuna dikkat ettiler. 1889 yılında(3) hangi günlerde o noktada görülmüş olduğunu hesapladılar. Bunun sonucunda tablonun 13 Temmuz(4) 1889’da saat 21.08’de yapılmış olduğunu belirlediler.

    Bu metindeki numaralandırılmış sözcüklerin hangisinde, büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

    A) 1

    B) 2

    C) 3

    D) 4

    Cevap: B
  • 15)

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yüklem eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    A) Elmanın yarısını ben, yarısını da Çiğdem yedi.

    B) Mobilyalarınız, ücretsiz evinize teslim edilir.

    C) Önümde oturan çocuk, annesine sessizce fısıldıyordu.

    D) Yiyemediği yemekler güç kaybetmesini sağladı.

    Cevap: A
Yorum Yap
Gönder