LGS Türkçe Soruları 14 (2013 Teog 2.Dönem Türkçe Soruları)
  • 1) Herkes tarafından bilinen, pek çok kaynakta var olan bilgileri karşısındakilere etkileyici bir ses tonuyla aktarmak konuşma sanatı açısından çok fazla bir önem taşımaz. Ancak konuşmalarında belirli bir tarzı olanlar ünlü hatipler arasına girebilirler.
    Bu parçadaki altı çizili ifadede hatiplerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi daha çok vurgulanmıştır?

    A) Özgünlüğü
    B) Sadeliği
    C) Tutarlılığı
    D) Akıcılığı

    Cevap: A

  • 2) İnsanın tecrübe ve bilgi birikimlerini aktarması iki yolla olur: sözlü ve yazılı. Sözlü olarak aktarılanlar ya zamanla unutulur ya da bölgeden bölgeye, zamandan zamana, kişiden kişiye geçtikçe değişime uğrar, aslından uzaklaşır. Aynı durum yazılı metinler için söz konusu olsa bile aslından uzaklaşma, sözlü aktarımlar kadar olmaz.
    Bu parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Tanımlama
    B) Örnekleme
    C) Karşılaştırma
    D) Tanık gösterme

    Cevap: C

  • 3) Deyimler bir durumu daha etkili anlatmak için kullanılır. Birinin aşırı derecede gürültü edip bağırıp çağırdığını anlatmak için kıyametleri koparmak (1), bir bilginin sağlam temellere dayanmadığını anlatmak için kalbura dönmek(2), sıkıntı ve üzüntüye katlanmak için kahır çekmek(3), oturduğu yerde hafif bir uyku çekildiğini anlatmak için şekerleme yapmak(4) deyimleri kullanılır. 
    Yukarıdaki numaralandırılmış deyimlerden hangisinin anlamı yanlış verilmiştir?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4

    Cevap: B

  • 4) “İçimi çekip döner kapıya yöneldim. Aşırı sıcaktan serin koridora girince bir kuş gibi ürperdim. Şu anda çok şık bir alışveriş merkezindeyim. Sanki bir buzdolabının içine düşmüş gibi donuyorum. Keşke yanıma bir şal alsaydım. Yürüyen merdivenlere yöneldim. Mağazaların önünden geçerken avucumun içi gibi bildiğim kitapçılara uğrayarak istediğim kitapları satın aldım.
    Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Deyimlerden yararlanılmıştır.
    B) Benzetmeler kullanılmıştır.
    C) Devrik cümlelere yer verilmiştir.
    D) Olay, birinci kişi ağzından anlatılmıştır.

    Cevap: C

  • 5) (1) Bundan kısa bir süre önce ilginç bir ağaçla karşılaştık. (2) Bu, muhteşem bir kestane ağacıydı fakat Emre ağacın adını bilmiyordu. (3) Ağacın en dikkat çekici yeri gövdesiydi. (4) Koyu kahverengi bu gövdede çatlaklar vardı.
    Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerden hangisi nesnel yargıdır?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4

    Cevap: D

  • 6) Denizdeki adalara harıl harıl yağan (1) gün aydınlığı(2), insanların üzerine parlamakla(3) seviniyordu. Orada bir hülya, bir rüya vardı. İnsanın her zaman özlediği(4) bir hülya.
    Bu metindeki altı çizili sözcüklerden hangisi fiilimsi değildir?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4

    Cevap: B

  • 7) 1. Çocuklar yemyeşil çimenler üzerinde oynuyordu.
    2. Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim.
    3. Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor?
    4. İnsanların merak duygusuyla bu kadar oynamamız doğru değil.
    Numaralandırılmış cümlelerin hangisinde “oynamak” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4

    Cevap: D

  • 8) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil, bir isim tamlaması oluşturmuştur?

    A) Dikkat çekmek için çaba harcadı.
    B) Üçümüz de güle oynaya koşuyorduk.
    C) Şiiri okuyuş tarzı hepimizi duygulandırdı.
    D) Sabah saatlerinde gelen mektubu defalarca okuduk.

    Cevap: C

  • 9) Hale, Yusuf, Cahide bu akşam bize gelecekler.
    Virgülün bu cümledeki kullanılış amacıyla aynı olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
    1. Adapazarı’nı, doğduğum şehri, bırakıp geldim.
    2. O, kitabı okumak için zaman harcadı.
    3. Evet, sizleri de dinleyeceğim.
    4. Evini, arabasını, tarlasını sattı.

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4

    Cevap: D

  • 10) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

    A) Zeynep hanım, yarın akşam önemli bir konferans verecek.
    B) TBMM her yıl 1 Ekim’de toplanır.
    C) Fatma teyzemin yemekleri çok güzeldir.
    D) Ankara Kalesi en çok ziyaret edilen yerlerdendir.

    Cevap: A

  • 11) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-acak/-ecek” eki alan sözcük, çekimli fiil görevinde kullanılmıştır?

    A) Çok zormuş buralarda oturulacak ev bulmak.
    B) Haftaya bizi ziyarete gelecek o çok sevdiğimiz şair.
    C) Şaşkınlıktan söyleyecek söz bulamadık.
    D) Gelecek yıl hep birlikte tatile gideriz.

    Cevap: B

  • 12) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil kullanılmıştır?

    A) Yazar, toplantımıza katılınca çok sevindik.
    B) Çalışan, üreten insanın yanında yer aldı.
    C) Halkın arasında yaşamış bir yazardır.
    D) Öykülerinde insana gösterdiği yakınlık eskimedi.

    Cevap: A

  • 13) Aşağıdaki metinlerden hangisi birinci kişi ağzıyla anlatılmıştır?

    A) Vapur dopdoluydu. Son düdük öttü, iki yandaki çarklar dar kafeslerinde birden uyanan alışkın ve müthiş deniz aslanları gibi, hiddetli bir gürültü çıkararak kımıldandı.
    B) Biraz sonra döndü, evine baktı. Bu karanlık evden çıktığına o kadar memnundu ki... Şimdi her şey çok güzel, her taraf bembeyazdı.
    C) Yola indim. Birdenbire, önümde bir adamla bir kadın gördüm. Bana köy yolunu sorduklarında tarif ettim. Onlardan ayrılıp biraz ilerleyince koyunlarını otlatan çobanla karşılaştım.
    D) Yaşlı kadın düşündü. Sol eliyle siyah ve parlak saçlarını düzelten torununa şimdi daha dikkatli bakıyordu. Bu kız büyük başarılar kazanmış herkes tarafından sevilen, sıcakkanlı biriydi.

    Cevap: C

  • 14) Başımızın üstünde nereden geldiği bilinmeyen bir rüzgâr esiyordu. Bu rüzgâr, kızgın çöllerin içinden çıkarak alnımızı bir alev gibi yakıyordu.
    Bu parçada bir söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatın göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) “Rüzgârın yakıcılığı”nın “alev”e benzetilmesi
    B) “Rüzgâr”a insan özellikleri yüklenmesi
    C) “Çöl” ve “rüzgâr”ın konuşturulması
    D) “Çöl”ün anlatımında aşırılığa gidilmesi

    Cevap: A

  • 15) Aşağıdaki cümlelerden hangisi yalnızca özne ve yüklemden oluşmaktadır?

    A) Vitrinde güzel oyuncaklar vardı.
    B) Bu kadar çabalaması herkesi şaşırtmıştı.
    C) Yaşamdan beklentisi her geçen gün artmıştı.
    D) Bilgi, insanoğlunun en büyük ihtiyaçların dandır.

    Cevap: D

  • 16) Çıkmak” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “Gün ağarırken yorgun adımlarla konaktan çıktım.” cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?

    A) Eski evimizden çıkıp yeni evimize taşındık.
    B) Yola çıkmadan evvel eve gitmek, uyumak istedim.
    C) Evin dik merdivenlerinden hızla çıktık.
    D) Evden çıktıktan sonra anahtarlarımı unuttuğumu fark ettim.

    Cevap: D

  • 17) Paraya ihtiyacı olan bir işçiye günlük ücretini verip bir kuyuyu açtırabilirsiniz. Bu işi gayreti ölçüsünde yapar. Bir müddet sonra aynı işçiye yine günlük ücretini vererek kuyuyu doldurmasını söylerseniz onu da yapar. Aynı adamdan kuyuyu tekrar açmasını isteyecek olursanız biraz canının sıkıldığını fark edersiniz. Ne çare ki para almak için bu işe katlanacaktır. Fakat kuyuyu açtıktan sonra tekrar doldurmasını söylerseniz o muhtaç  adam bütün ihtiyacına rağmen bu işi bırakır. Karnını doyurmak, çoluk çocuğunu geçindirmek pahasına da olsa bu amaçsız işe devam etmeyecektir.
    Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) İnsanlar yetenekleri ölçüsünde iş yaparlar.
    B) Bireyler kendi düşünceleri doğrultusunda çalışırlar.
    C) İnsanlar yaptıkları işlerin bir maksadı olsun isterler.
    D) Bireyler aynı işi tekrarlamaktan hoşlanmazlar.

    Cevap: C

  • 18) Ne zaman dedeme ziyarete gitsek başında lacivert bir bere, sırtında kaşmir bir ceket, elinde bir makas bahçesinde bulurduk onu. Telaşsız, yumuşak adımlarla gelir; nezaketle karşılardı bizi. Birinci katta pencerelerine yapraklar değen büyük odada toplanırdık ailece.
    Bu parçanın türü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Söyleşi
    B) Deneme
    C) Anı
    D) Otobiyografi

    Cevap: B

  • 19) Başlamakta olan yeni günün soluk ışığı panjurların dar aralıklarından şerit şerit içeri süzülüp karşı duvarda titreşiyordu.
    Bu cümlede aşağıdaki ögelerden hangisi yoktur?

    A) Yer tamlayıcısı
    B) Belirtisiz nesne
    C) Zarf tamlayıcısı
    D) Özne

    Cevap: C

  • 20) Yükselme tutkusu, insan vücudunun salgılarından biri olan safraya benzer, yolu tıkanmadıkça insanı canlı, diri, hırslı, atılgan kılar. Ama yolu tıkanır da akamazsa yakar, ağrıya dönüşür. Yükselme tutkusuyla dolu insanlar kontrol edilir ve iyi yönetilirse çok becerikli olurlar. Eğer engel çıkar, ilerleyemezlerse pes eder; insanlara, olaylara kötü gözle bakmaya başlarlar.
    Bu parçada yükselme tutkusuna sahip insanlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    A) Karşılarına çıkan zorlukları aşabildiklerine
    B) Fırsat verildiğinde kendilerini geliştirdiklerine
    C) İyi yönlendirildiklerinde başarıya ulaştıklarına
    D) Olumsuzluklarla karşılaştıklarında karamsar olduklarına

    Cevap: A





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.