Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Cssmin has a deprecated constructor in /home/sinavbak/public_html/application/libraries/Cssmin.php on line 62
ALES Türkçe Soruları 14 (2009 İlkbahar Dönemi ALES - parçadan anlam çıkarma, parça soruları)


 



ALES Türkçe Soruları 14 (2009 İlkbahar Dönemi ALES - parçadan anlam çıkarma, parça soruları)
  • 1) (I) Çoruh Nehri, 3225 metre yüksekliğindeki Mescit Dağları’ndan doğarak toplam 466 kilometre katettikten sonra Gürcistan sınırları içinde Karadeniz’e dökülüyor. (II) En hızlı akan nehirlerimizden biri olduğundan sporcuların ilgisini çekiyor. (III) Her yıl dünyanın pek çok yerinden gelen rafting, kano ve nehir kayağı gibi sporları yapan yerli ve yabancı sporcuları ağırlıyor. (IV) Artvin’e kadar uzanan ve yaklaşık 260 kilometre uzunluğundaki bölümde 4 farklı etapta rafting yapılıyor. (V) Özellikle profesyonel sporcuların tercih ettiği nehirde, raftingin zorluk derecesi birden altıya kadar çıkıyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmıştır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.

    Cevap: B

  • 2) Kendinden kaçmak için kitaba sığınmak, filme sığınmaya benzemez. Kitaplar, sizi kendilerine bir karşılık vermeye, aklınızı ve hayal gücünüzü kullanmaya zorlar. Oysa film izlerken hiçbir şey düşünmeden kendinizi kaptırır filmi seyredersiniz, hoşunuza da gider.
    Bu sözü söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemiştir?

    A) Kitap okumaktan herkesin keyif alamadığını
    B) Kitap okumaya uzun zaman ayırmak gerektiğini
    C) Kitap okumanın düşünce ve duyguları harekete geçirdiğini
    D) Nitelikli film yapmanın zor olduğunu
    E) Boş zamanları değerlendirmek için film seyretmenin daha iyi bir seçim olacağını

    Cevap: C

  • 3) Denizde toplu hâlde yaşayan Golyan balıkları üzerinde bilim insanları bir deney yaptılar. Balıklardan birinin beynini açarak sürüde birlikte hareket etmeyi kontrol ettiğini düşündükleri bölümünü etkisiz hâle getirdiler. Daha sonra bu balığı türdeşlerinin arasına bıraktılar. Bu balığın, sürüyü bırakarak ayrı gezmeye başladığı görüldü. “Yarım beyinli” balık böyle olunca, öteki balıklar da onun peşinden gitmeye başladılar. Böylece “yarım beyinli” balık, “tam beyinli” balıkları peşinden sürükledi.
    Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

    A) Liderlik için özgür düşünce gerekir.
    B) Liderlik, nitelikli olmayı gerektirir.
    C) Sürüde toplu hareket sorgusuz gerçekleşmektedir.
    D) Sürü hareketi, insanlar tarafından kontrol edilebilir.
    E)Sürüden ayrılmak Golyan balıkları için tehlikelidir.

    Cevap: C

  • 4) Bir kişi düz bir alanda, bir noktadan eşit aralıklarla önce 10 adım doğuya, sonra 20 adım güneye, daha sonra 30 adım batıya ve son olarak da 40 adım kuzeye hareket ederse bu kişi ilk bulunduğu noktanın neresinde olur?

    A) Doğusunda
    B) Güneydoğusunda
    C) Güneybatısında
    D) Kuzeydoğusunda
    E) Kuzeybatısında

    Cevap: E

  • 5) Birçok simyacının amacı sıradan metallerden altın elde etmekti. Bunun için sıra dışı deneyler yapmaktan çekinmediler. Örneğin Henning Brand, aslan idrarıyla yüzlerce deney yapmıştı. Ona göre bu soylu hayvanın idrarında altın bulunmalıydı. Aylar süren çabasının sonunda kuşkusuz altın elde edemedi ama parlayan bir madde buldu. Ona, Yunanca “ışık taşıyan” anlamına gelen “fosfor” adını verdi.
    Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Bir sonuca ulaşmak için uzun süre çalışmayı göze almak gerekir.
    B) Simyacılar değerli olmayan maddeleri daha değerli maddelere dönüştürmeye çalışırlar.
    C) Bazı elementler rastlantı sonucu bulunmuştur.
    D) Araştırmalar her zaman istenen sonuca ulaşmayabilir.
    E) Yapay olarak üretilen her madde, bazı temel maddelerin birleşiminden oluşur.

    Cevap: E

  • 6) (I) Romanesk mimari, 10. yüzyıldan başlayarak 12. yüzyıla kadar Avrupa sanatına yön vermiştir. (II) Avrupa kıtasının değişik bölgelerinde, değişik tarihlerde farklı özellikler gösteren bu tarz, başlangıçta, dinî propagandayı hedeflemiştir. (III) Bu devrin ürünü olan bütün sanat eserleri de bu yüzden yoğun bir dinî özellik taşımaktadır. (IV) Bu tarza yön veren kişiler din adamlarıdır. (V) Bu devirde yapılan savaşlar ve zor yaşam koşulları nedeniyle sığınacak bir yer arayan insanlara ulaşmak isteyen kilise çevreleri, kişisel yaklaşımlardan çok, toplumsal bir anlayışı tercih etmiştir. (VI) Dönemin bütün mimari ürünleri de böylelikle topluluklara hizmet edecek nitelikte büyük boyutlu yapılar olmuştur.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri, kendisinden önceki cümlede belirtilenlere bağlı bir sonucu dile getirmektedir?

    A) II. ve III.
    B) II. ve V.
    C) III. ve V.
    D) III. ve VI.
    E) IV. ve VI.

    Cevap: D

  • 7)
    I.Çünkü, Anadolulu Helenler, Lidyalılardan daha önce, bir yüzyıl boyunca Karadeniz kıyısında kurdukları kentler ve Akdeniz kıyılarında sahip oldukları merkezlerle ticarete egemen durumdaydılar.
    II.Ticarete egemen olmalarından dolayı, paranın icadının Anadolulu Helenlerle Lidyalıların ortak başarısı olması akla yakın gelmektedir.
    III.Lidyalıların dünya tarihi bakımından çok önemli bir role sahip oldukları kabul edilir.
    IV.Yine bu yazarlar, bir devlet tarafından basılan paranın alışveriş aracı olarak kullanılmasının daha çok Anadolulu Helenlerin becerisi olduğu düşüncesindedirler.
    V.Nitekim Helen yazarlarına göre madenî sikkeleri icat edenler Lidyalılardır.
    Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan üçüncü olur?

    A) I
    B) II
    C) III
    D) IV
    E) V

    Cevap: D

  • 8) Batıda yemek yerken ses çıkarmak görgüsüzlük kabul edilir. Oysa Japonya’da çorba içerken höpürdetmek ayıp sayılmaz, tersine ne kadar höpürdetirseniz çorbanın o kadar lezzetli olduğunu belirtmiş olursunuz.
    Bu parça aşağıdaki görüşlerden hangisini desteklemektedir?

    A) Görgü kurallarına her zaman her yerde uyulmalıdır.
    B) Gidilen ülkenin âdet ve gelenekleri konusunda önceden bilgi edinmek gerekir.
    C) Farklı kültürlerin düşünce şekillerini anlamak o kültürlere uyumu kolaylaştırır.
    D) Doğu ve Batı kültürleri birbirinden etkilenmemiştir.
    E) Herkültürün kendine özgü görgü kuralları vardır.

    Cevap: E

  • 9) (I) Anadolu binlerce büyük destanın vatanıdır ve İlyada, Odysseia destanları bunlardan yalnızca ikisidir. (II) Yaklaşık 16 bin dizeden ve 24 bölümden oluşan İlyada’da Truva Savaşı anlatılır. (III) İlion kentinin kuşatılması, savaş boyunca gösterilen kahramanlıklar, on yıl süren savaşın korkunç yönü, aşk ve gurur, hile ve cesaret, inanç ve aldanış konu edilir destanda. (IV) Bu destanın devamı olan Odysseia’de ise savaş sonrasında ülkelerine dönen Odysseus ve arkadaşlarının akıl almaz serüveni anlatılır. (V) Savaşın yapıldığı yer Çanakkale’den otuz kilometre uzakta bulunan ve bugün Hisarlık denilen Dardanos bölgesidir.
    Parçanın anlam bütünlüğünü bozan cümle hangisidir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.

    Cevap: E

  • 10) (I) Hemofili kanın pıhtılaşmasını sağlayan maddelerin eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalık. (II) Hemofili hastalarında, küçük kesikler veya çarpmalar sonucunda oluşan kanamaların durmaması, kan kaybına bağlı olarak ölüme yol açabiliyor. (III) Ciltte kendiliğinden oluşan ve uzun süre geçmeyen morluklar, hastalığın tanısında önemli bir ipucu olarak kabul ediliyor. (IV) Kalıtsal olan bu hastalık, genellikle kadınlarda erkeklere oranla daha az görülüyor. (V) Rus çarının oğlunda ortaya çıkan hastalık, Çarlık Rusyasının sonunu hazırlayan önemli nedenlerden biri olarak kabul ediliyor.
    Parçanın anlam bütünlüğünü bozan cümle hangisidir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.

    Cevap: E

  • 11) (I) Troia Vakfı M. Osman Kütüphanesindeki bütün kitaplar Prof. Korfmann’a ait. (II) Korfmann ünlü bir arkeolog. (III) Kütüphanede Troia ve Troas arkeolojisine yönelik yapıtlar çoğunluğu oluşturuyor. (IV) Bunların dışında Anadolu’yu, Gürcistan’ı, Balkanları, Avrupa’yı ve genel arkeoloji konularını kapsayan yayınlar da bulunuyor. (V) Kütüphanede, altı bin kitap ile yaklaşık on bin ayrı basım ve makale yer alıyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde kütüphanedeki kitapların içeriğiyle ilgili bilgi verilmemiştir?

    A) I. ve III.
    B) I. ve IV.
    C) I., II. ve V.
    D) II., IV. ve V.
    E) III., IV. ve V.

    Cevap: C

  • 12) Bu yapıt, çok beğenilen ve çok sevilen bir roman. Bu etkisini dilinden alıyor, şiirsel bir dili var. Anlatımıyla, anlattıklarıyla Türk edebiyatında yankı uyandırmış böyle bir romanı sinemaya uyarlamak yürek isteyen bir iş. İlk teklif geldiğinde nasıl yaparım, nasıl uyarlarım diye çok korktum. Çünkü bu, yoruma başvurmadan uyarlanamayacak bir yapıt.
    Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

    A) Sinemaya uyarlanacak yapıtların ne tür özelliklere sahip olması gerekir?
    B) Romanda verilmek istenen iletiyi, sinemada da aynı biçimde verebildiniz mi?
    C) Her yapıt, her roman kolaylıkla sinemaya uyarlanabilir mi?
    D) Böyle iddialı bir romanı senaryoya dönüştürme sürecinde zorlandınız mı?
    E) Bunun gibi değerli bir romanı sinemaya uyarlamanız edebiyat çevrelerince nasıl karşılandı?

    Cevap: D

  • 13) Sabun yapımına ilişkin ilk tarifler MÖ 2500 yılına ait Sümer yazıtlarında ortaya çıkmıştır. Buna rağmen Pompei’de yapılan kazılarda bir sabun imalathanesiyle kalıp sabunlara rastlanmış olması, ilk sabunun Romalılar tarafından bulunduğu düşüncesinin yerleşmesine neden olmuştur.
    Aşağıdakilerden hangisi bu durumun bir açıklaması olabilir?

    A) İnsan belleğinde daha çok pratik bilgilerin yer ettiği
    B) Kabul gören bazı bilgilerin doğru olmayabileceği
    C) Arkeoloji alanında yeterli bilgiye sahip olunmadığı
    D) Bazı tarihsel bilgilerin bilerek çarpıtıldığı
    E) Hafızanın insanı yanıltabileceği

    Cevap: B

  • 14) Bir oyuncunun kaç yüzü vardır, gerçekten bilebilir miyiz? Bir rol için yaptığı makyaj daha sonra çıkar mı yüzünden? Yoksa ötekilere eklenerek ömür boyu kalır mı oyuncuda?
    Bu sözlerle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Oyuncu asla kendi olamaz.
    B) Oyuncu oynadığı karakterlerden etkilenir.
    C) Oyuncu her karakterde kendinden bir parça bulur.
    D) Oyunu başarılı kılan oyuncunun kişisel becerileridir.
    E) Her oyuncu her karakteri canlandıramaz.

    Cevap: B

  • 15) Ürünlerini “Biz üretiyoruz, biz satıyoruz.” sloganıyla pazarlayan bir firma, bu sözle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiş olabilir?

    A) Kullandıkları tüm ham maddelerin kendi üretimleri olduğunu
    B) Bu tür bir ürünü satışa sunan tek firma olduklarını
    C) Piyasada ürünlerinin taklitlerinin bulunduğunu
    D) Firmanın, ürünlerini fabrika satış mağazalarında indirimli olarak sattığını
    E) Üretici ile satıcı arasında bir aracı olmadığından ürünlerinin ucuz olduğunu

    Cevap: E





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.