LGS Türkçe Soruları 12 (2014 Teog 1.Dönem Mazeret)
  • 1) Uzak ve bilinmez adalardan gelmişe benzeyen martılar uçuşuyordu. 
    Aşağıdakilerden hangisi bu cümle ile aynı öge dizilişine sahiptir?

    A) Köye geldiğim zaman doğa bana kucağını açar.
    B) Irmağa giden bu yol şeftali bahçeleri arasından geçerdi.
    C) Kızarmış ekmek kokan odada semaver ne güzel kaynardı.
    D) Güneş içimizi ısıtan sözler söyleyen bir arkadaştır.

    Cevap: D

  • 2) Geçmişin peşindeki arkeologların çalışmaları, bir kentin tarihinin  asıl yeni baştan yazıldığının göstergesidir. Düşünebiliyor musunuz? Bugün Karadeniz ve Ege Denizi ile bağlantısı olan Marmara, bir zamanlar gölmüş ve kıyısındaki küçük yerleşim yerlerinde Neolitik Çağ insanları yaşıyormuş. Eğer arkeologlar ... gibi sabırla çalışmasalardı bu gerçeği ortaya çıkaran izler yok olup giderdi.
    Bu metinde, üç nokta ile belirtilen yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilirse anlam bütünlüğü sağlanmış olur?

    A) küpünü doldurur
    B) göz boyar
    C) iğne ile kuyu kazar
    D) ipe un serer

    Cevap: C

  • 3) (1) Genç yazar, ilk çocuk romanında sınavını başarıyla vermiştir. (2) Romanın başkahramanı resim çizen ve maskeler yapan Turuncu adlı bir balıktır. (3) Kent ile doğayı kusursuz bir şekilde birleştiren bu roman, bir aile ürünüdür. (4) Ara tonları güçlü ve etkileyici bir şekilde yansıtan sulu boya resimler de yazarın eşine aittir.
    Bu metindeki numaralandırılmış cümlelerden hangisi nesnel yargı içermektedir?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4


    Cevap: B

  • 4) Her dilde bilim ve tekniğin gelişen ihtiyaçlarını karşılamak için yeni terimler türetilir. Bu türetmeyi genellikle dilciler değil, mucitler yaparlar. Çünkü onlar buluşlarını ilk kez tanıtırlarken bunların adlarını da koyarlar. Bu yüzden bilimin ön saflarında yer alan mucitlerin kendi dillerinin yapısını, sözcük ve terim türetme kurallarını iyi bilmeleri gerekir.
    Bu metinde mucitlerle ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Ana dillerine hâkim olmalılar.
    B) İcatlar ortaya koymalılar.
    C) Dilcilerle ortak çalışmalılar.
    D) Hayatı kolaylaştırmalılar.

    Cevap: A

  • 5) Yazar, uzun araştırmalar sonucu kaleme aldığı eserlerinde eski İstanbul hayatını en ince yönlerine kadar ortaya koymuştur.
    İnce” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde bu cümledeki anlamıyla kullanılmıştır?

    A) Kısa sürede okumak için özellikle ince kitaplar seçiyor.
    B) Sarışın, uzun boylu, ince bir kadındı.
    C) İnce sesiyle hemen dikkati çekiyordu.
    D) Bugün şöyle ince bir temizlik yapmam gerekiyor.

    Cevap: D

  • 6) Sessizlik egemendi odada. Dünyanın en küçük sineği uçsa kanatlarının havaya değişinin çıkardığı ses duyulacaktı, o da uçmadı.
    Bu parçada, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?

    A) Konuşturma
    B) Benzetme
    C) Abartma
    D) Kişileştirme

    Cevap: C

  • 7) Aşağıdaki metinlerden hangisi birinci kişi ağzıyla anlatılmıştır?

    A) Bahar sıcakları bastırmıştı. Kışlıklar sandıklara konuluyor, yazlıklar sandıklardan çıkarılıyordu. Bağ evlerine taşınmak için gerekli hazırlıklara başlanmıştı.
    B) O sabah pencereye dayanarak güneşle parlayan bulutlara bakıyordum. Kapı birdenbire açıldı ve karşımda onu gördüm. Bu, yıllardır özlemini duyduğum bir andı.
    C) Gecenin gittikçe fark edilen tatlı serinliğini hissediyordu. Gökteki yıldızlar ardı ardına parlıyordu. Yüreğinde bir rahatlama  uydu ve huzur içinde hayallere daldı.
    D) Arka bahçedeki kestane ağacının altında hasır koltukta oturuyordu. Ayağının dibinde gezinen karıncayı seyrediyordu. Sokaktan gelen çocuk sesleriyle gülümsedi.

    Cevap: B

  • 8) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

    A) İnsan hiçbir şeyde ölçüyü aşmamalıdır.
    B) İzciler çadır kurmaya başlamışlardı.
    C) Bahçeye açılan kapının eşiğinde duruyordu.
    D) Sandalyelerini çekerek masanın etrafında toplandılar.

    Cevap: A

  • 9) Dalga” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “terim” anlamıyla kullanılmıştır?

    A) Rüzgârın etkisiyle dalgalar durulmamış biraz ağırlaşmıştı.
    B) Ses dalgaları, ekranda inişli çıkışlı çizgiler hâlinde akıyordu.
    C) Köy, geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların sonunda görünüyordu.
    D) Saçları uzayınca dalgaları daha da belirginleşti.

    Cevap: B

  • 10) Onun tükenmez bir sabrı, insanları etrafında toplama ve çalıştırma kabiliyeti vardı. Provaları atlatmaya çalışanlara mektup yazar, darılanların arasını bulur, notalar getirtir, malzemeler aldırırdı. Kimimizle arkadaşça kimimizle ağabey gibi konuşurdu. Nabza göre şerbet vererek o güzel provaların devamını sağlardı.
    Bu metinde altı çizili ifadeyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden  hangisidir?

    A) Düşüncelerini zorla benimsetmek, yola getirmek
    B) Başkasının niyetini, düşüncesini, eğilimini anlamaya çalışmak
    C) Birinin hoşuna gidecek, gururunu okşayacak şekilde davranmak
    D) Elindeki imkânları kullanarak haksız kazanç sağlamak

    Cevap: C

  • 11) Aşağıda bir metnin cümleleri karışık olarak verilmiştir:
    1. Aynı şekilde, ulaşmak istediğiniz hedefler yaşam felsefenize uyuyorsa bunları elde etmeniz de kolaylaşır.
    2. Dolayısıyla önce yaşam felsefenizi sonra ulaşmak istediğiniz hedefleri belirleyin.
    3. Yaşamda en iyiye ulaşma çabanızda nereye gitmek ve ne olmak istediğinizi bilmek çok önemlidir.
    4. Çünkü yaşam felsefesiyle uyuşmayan hedefler hayal kırıklığıyla sonuçlanır.
    Metin düşünce akışına göre düzenlendiğinde, numaralandırılmış cümlelerden hangisi en sonda yer almalıdır? 

    A) 1.
    B) 2.
    C) 3.
    D) 4


    Cevap: B

  • 12) Aşağıdakilerden hangisi deneme türündeki bir metinden alınmıştır?

    A) Seyahati bitmiş sayılırdı. Nihayet, hep özlemini duyduğu deniz kenarına gelmişti. Öğleden sonra bütün vaktini orada geçirmişti. Akşam olunca yelkenliler gitmiş, narin martılar kayalardaki yuvalarına çekilmişti.
    B) Balıkçı kahvesinin önündeki yarısı kırmızı yarısı beyaz açan akasyanın dalına asılmış bir dülger balığı gördüm. Rengi denizden çıktığı zamanki esmerlikteydi. Vücudunun etrafını çeviren incecik, ipekten bile yumuşak zarları oynaşıp duruyordu.
    C) Konuşurken yolun birkaç kilometre süren sahil kısmını nasıl geçtiğimizi fark etmedik. Göğün morlaşan kenarı eriyor, menekşe rengine giriyordu. Etrafımızdaki çalılar, uyumuş seyirciler gibi görünüyordu. Arabayı durdurup indik.
    D) Yazdıklarının dokusuna yüreklerinin sesini, sıcaklığını sindirememiş olanlara gerçek anlamda sanatçı diyemem. Gerçek sanatçı, bu sesi sonuna kadar okurlarına duyurmalıdır. Mesela, doğayı sevmeyen bir yazarın eserlerinde baharı tam anlamıyla yansıtmasını bekleyemem.

    Cevap: D

  • 13) Tiyatro, halkın dış dünya ile ilgisini kopararak hoşça vakit geçireceği bir yerdir. Bu düşünceme karşı çıkabilir, hayır diyebilir misiniz? Kişi durup dururken sıkılmak için gitmez tiyatroya.
    Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap vermektedir?

    A) Tiyatronun diğer sanat dallarından farkı nedir?
    B) Sizce tiyatro eğlenceli midir?
    C) Tiyatroda mesaj vermek gerekir mi?
    D) Başkalarının tiyatro ile ilgili görüşlerinden etkilenir misiniz?

    Cevap: B

  • 14) Türk şiirinin önde gelen isimlerinden olan Yahya Kemal, Üsküp’te doğdu. Burada başladığı eğitimini İstanbul’da devam ettirdi. 1903’te Paris’e gitti ve siyaset bilimi alanında üniversite eğitimini tamamladı. İstanbul’a döndükten sonra çeşitli kurumlarda öğretmenlik yaptı. Kurtuluş Savaşı’nın ardından milletvekili oldu. Daha sonra uzun yıllar büyükelçi olarak farklı ülkelerde görev alan Yahya Kemal, 1958 yılında hayatını kaybetti.
    Bu metinde Yahya Kemal’in hayatıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    A) Eğitim gördüğü şehirlere
    B) Hangi meslekleri yaptığına
    C) Türk edebiyatındaki yerine
    D) Eserlerine kaynaklık eden olaylara

    Cevap: D

  • 15) ̶ . . .
     ̶ Çok güzel söylediniz. Bir çocuğun dünyasına erişmek, o dünyaya sığabilecek kurgular yapmak hiç kolay değildir. Çocuğa göre yazarken çocukmuş gibi düşünebiliriz elbette. Yine de durduğumuz yeri unutmadan kalemimizi kullanmalıyız. Onun dünyasına ne yukarıdan ne de aşağıdan bakmalı. Çocuğun gözlerinin içine bakıp hissettiklerini anlamak önemli.
     ̶ Teşekkürler, bu söyledikleriniz düşüncelerimi pekiştirdi.
    Bu karşılıklı konuşmada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse metnin anlam bütünlüğü sağlanmış olur?

    A) Farz edelim ki çocuk yazarlarının teşvik edilmesi, çocuklara yönelik kitap sayısını artıracak.
    B) Zannederim okuma alışkanlığı erken yaşlarda başlamalıdır.
    C) Sanırım yazarken çocuğu her yönüyle bilmek ve bir parça çocuk olmak gerekiyor.
    D) Kanaatimce yazar, çocuk gelişiminden de haberdar olmalıdır.

    Cevap: C

  • 16)
    1. Havaalanında, kucağında çiçek dolu dostların karşılaması bana mutluluk verdi.
    2. Fakültede yemek yerken pencereden Van Gölü’nü keyifle seyrettim.
    3. Uçağa binerken bu karlı dağlar diyarını göreceğim için çok heyecanlıydım.
    4. Nisan ayının ortalarına doğru bir konferans vermek üzere uçakla Van’a gittim.
    5. Hep birlikte dağ ile göl arasında kalan fakülteye gittik.
    6. Uçağın penceresinden görülen keskin zirvelerle mavi sulara vuran güneş arasında kendimi bir kartalın kanadında uçuyormuş gibi hissettim.
    Numaralandırılmış cümleler, olayların oluş sırasına göre nasıl sıralanmalıdır?

    A) 3, 2, 6, 5, 1, 4
    B) 3, 6, 2, 4, 5, 1
    C) 4, 5, 1, 2, 6, 3
    D) 4, 3, 6, 1, 5, 2

    Cevap: D

  • 17) 1950’lerdeki ilk bilgisayarlar, binlerce elektronik ampulden oluşan ve koskoca odaları dolduracak hacimdeki makinelerdi. Ampuller çok ısındığı için büyük bir soğutma sistemi kullanılırdı. Bu bilgisayarlarda, basit çarpma bölme işlemleri yapılabilirdi. Bunları ancak bazı uzmanlar kullanabiliyordu


    Günümüzde kullanılan bilgisayarlar bir kitap büyüklüğündedir. Küçük olduğu kadar kullanışlı da olan bu bilgisayarlar basit bir fanla soğutulur. Kolaylıkla dört işlem yapılabilen bu gelişmiş makineleri hemen hemen herkes rahatlıkla kullanabilir.
    Bu metinlerde bahsedilen bilgisayarların ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Matematiksel hesaplar yapabilmeleri
    B) Soğutma sistemlerinin özelliği
    C) Kapladıkları alanın büyüklüğü
    D) Kullanıcı kitlesinin genişliği

    Cevap: A

  • 18) Masal, ilk insan toplulukları arasında sözlü olarak doğmuştur. Ağızdan ağıza, toplumdan topluma geçerken çeşitli mahallî zevkler, hayalî ögeler ve motiflerle farklılaşmıştır. Daha sonra hafızasına yerleştiği ulusun karakterini yansıtan bir kimliğe bürünmüştür. Bir kişinin değil; bir toplumun, bir ulusun malıdır. Halkın ruhundaki iyiliği, adalet düşüncesini, şefkat ve koruma gücünü aktarır. Masallarda iyiler daima ödüllendirilirken kötüler cezalandırılır.
    Bu metinden hareketle, masalla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Yazanı belli değildir.
    B) Çok okunan bir türdür.
    C) Ortak değerler taşır.
    D) Zamanla değişime uğrar.

    Cevap: B

  • 19) Aşağıda kısa çizginin işlevleriyle ilgili bazı örnekler sıralanmıştır:
    1. göz-lük-çü, al-ış, dur-ak
    2. ver-, gör-; başar-, okut-, yazdır3.
    Kaybolmasından korktuğum için -olmaz yabilgisayarı yanıma aldım.
    Bu örneklerden hareketle kısa çizginin işlevleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Kelimeler arasında “ve, ila, ile, arasında” anlamlarını vermek için kullanılmıştır.
    B) Cümle içindeki ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için kullanılmıştır.
    C) Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılmıştır.
    D) Kelimelerin kök, gövde ve eklerini birbirinden ayırmak için kullanılmıştır.

    Cevap: A

  • 20) Deyimler genellikle gerçek anlamlarından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Atasözleri gibi her durumda doğru olmayabilir ve genel kural niteliği taşımazlar. Bunun yerine yalnızca özel bir durum karşısında doğru kabul edilir ve öylece kullanılırlar. “Et tırnaktan ayrılmaz.” dediğimizde kesin bir doğruyu anlatmış oluruz, bu bir atasözüdür. Oysa “et tırnak olmak” dersek bazı durumlar için geçerli olan bir ifade kullanmış oluruz.
    Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    A) Karşılaştırma
    B) Örnekleme
    C) Tanımlama
    D) Betimleme

    Cevap: D





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.