KPSS Türkçe Soruları 5 (2010 KPSS Türkçe Lisans - Paragraf Soruları)
  • 1) İnsanoğlu, varoluşunun bilincinde olan tek canlıdır. Beyin gücüyle duygu ve düşünce üretebilmesi, onun hayvanlardan ayrılan en belirgin özelliğidir. İnsan, bu yeteneği sayesinde madde ve enerjiyi kendi yararına kullanmış, en gelişmiş teknolojileri üretmeyi başarmıştır. Ne var ki bu özellik, insanoğlunun yalnızlığı duyumsamasına; korku, kaygı, üzüntü gibi duyguları öteki canlılara göre çok daha derinden yaşamasına yol açmıştır.
    Bu parçada insanoğlunun beyin gücüyle ilgili olarak belirtilmek istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Yaşamı, olumlu ve olumsuz yönden etkilediği
    B) Kişiliğin oluşumunda rol oynadığı
    C) Bireyin iç dünyasını zenginleştirdiği
    D) Bireyi mutluluk arayışına yönlendirdiği
    E) Değişik yaşam biçimleri oluşturduğu 

    Cevap: B

  • 2) Yazarlar eskiden, kitapları piyasaya çıkarken gazetecileri çağırır, kitaplarını tanıtmayı amaçlayan konuşmalar yaparlardı. İsterlerdi ki okuyucuların kitaptan haberi olsun. İnsana özgü bir zayıflık ama bence anlaşılır bir duygu. Ne var ki bu durum çok eleştirildi hem de saygısız bir üslupla. Bence yazarlık, insanların rahatça saygısızlık edecekleri bir meslek değildir. Tam tersi ben çocukluğumdan beri yazarlığı kutsal bir iş olarak gördüm. Bu nedenle, bu işi yapmaya başlayınca yazar olmanın bedeli her neyse onu ödemeye karar verdim. Eğer hakkında konuşmadığımda kitaplarım satılmayacaksa satılmasın, diye düşündüm.
    Bu parçada konuşan kişi aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır? 

    A) Okurların, kitaplara ön yargıyla yaklaşmasından
    B) Yazarların, mesleklerinin gerektirdiği sorumluluğu taşıyamamasından
    C) Fazla eleştirilen kitapların satışının az olmasından
    D) Yazarların kendi yapıtlarındaki kusurları göremeyişinden
    E) Yazarların, kitaplarını duyurma çabalarına gösterilen tepkilerden 

    Cevap: D

  • 3) Sanat, insanın duygu, düşünce ve hayallerini yoğunlaştırma, gerçekliği yeniden yaratma çabasıdır. Bu çaba, edebiyatta da görülür. Bu nedenle, edebiyatta sunulan gerçeklik, doğal, toplumsal ve bireysel gerçeklikten kaynaklanır ama ----
    Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz

    A) bu, edebiyatın iç mantığına göre düzenlenmiş bir gerçekliktir.
    B) edebiyatın bunun yanı sıra değişik işlevleri vardır.
    C) bu onların tıpkısı değil, yeniden yaratılmış biçimidir.
    D) bunların estetik bir bakış açısının ürünü olduğu unutulmamalıdır.
    E) bunu olduğu gibi değil, yazınsallığa dönüştürerek yansıtmak gerekir. 

    Cevap: D

  • 4) Çoğu insan kendisini mutsuz eden koşullarda yaşar ama bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmaz. Bir maceraya atılmayı, bir yenilik yapmayı düşünmez bile. Çünkü sürüp giden belli bir yaşama koşullanmış durumdadır. Bu koşullanma da mutsuzluğunu fark edememesine yol açar. Ama ben, huzur veriyor gibi görünse de bir insan için önceden kesin olarak belirlenmiş bir gelecekten daha yıkıcı bir şey düşünemiyorum. Çünkü insanın yaşama isteğinin özünde, macera tutkusu yer alır. Yaşamın tadı yeni deneyimlerdedir. Bu yüzden, sürekli değişen bir ufuktan daha keyifli bir şey olamaz. Her yeni gün, yepyeni bir güneşin altında doğabilir.
    Bu parçaya göre insanı, hayatında değişiklik yapmama yanılgısına düşüren etken nedir? 

    A) Toplumsal çevresinin sınırlı olması
    B) Başkalarına karşı güven duygusunu yitirmesi
    C) İçinde bulunduğu yaşam düzenini kabullenmiş olması
    D) Maddi olanaklarının yetersiz olması
    E) Yaşlılık dönemini rahatça geçirmek istemesi 

    Cevap: E

  • 5) Bakarsınız sıradan bir insandır. Yükseköğrenim görmemiş, doktora yapmamış, yurt dışında yaşamamış, dünyayı dolaşmamıştır. Ama yaşama bakışına, olaylara yaklaşımına, bilgisine, görgüsüne, değerlendirmelerine hayran kalırsınız; gerçek bir aydındır. Bağnazlıktan uzak, düşüncelere saygılı, irdelemeyi, tartışmayı, değerlendirmeyi, paylaşmayı bilen, toplumsal konulara kişisel çıkarları açısından bakmayan, insanlara sevgiyle, anlayışla yönelen bir insan…
    Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen kişinin özelliklerinden biri değildir

    A) Kimseyi kırmamak için, tartışmaktan kaçınan
    B) Çevresindekilerce beğenilip sevilen
    C) Bilgilerini ve birikimini başkalarına aktaran
    D) Eski ve tutucu düşüncelere bağlı kalmayan
    E) Başkalarının görüşlerine karşı hoşgörülü olan 

    Cevap: A

  • 6) Roman, okurlarına birtakım incelikler, alışkanlıklar kazandırır. Okur, romandaki duymaya alışkın olmadığımız seslere kulak verirken okurların en yalnızıdır. Aileden, arkadaşlardan, gündelik uğraşlardan, her şeyden ve herkesten birkaç saatliğine de olsa uzaklaşarak kendi içine çekilir kişi bir kitabı okurken. Hele ki sarmışsa okuduğu roman, okurun gözü başka kimseyi görmez. Bu yanıyla bir “sırdaşlık”tır insanın sevdiği bir romanı okurken hissettiği. Okurlar bu sırra ortak olmak için romandaki herkese zihinlerinin ve yüreklerinin kapılarını açık tutmuşlardır.
    Bu parçada roman okumayla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir

    A) Yaşamda ayrımına varılamayan gerçekleri sezdirdiğinden
    B) Okurun kendini daha iyi tanımasına olanak sağladığından
    C) Beğenilen bir romanın okur üzerindeki etkisinden
    D) Romanı gereği gibi anlayabilmek için çaba sarf edildiğinden
    E) Okurun kendini yeni bir dünyanın içinde bulduğundan

    Cevap: E

  • 7) Fotoğraf çekme üzerine değişik görüşler ve düşünceler vardır. Söz gelimi bir fotoğrafçı fotoğrafın belgesel değil, sanatsal, sezgisel ve şiirsel yanlarının olduğunu söylüyor. Bir başkasıysa fotoğrafın, dünyamızın hem görsel hem de düşünsel iz düşümü olduğunu belirtiyor. Bu açılardan bakıldığında fotoğraf çekerken neyi anlatmak istiyor ve ne hissediyorsak ona bakan da aynı şeyleri hissetmeli. Bunu yaparken ışık bize yardımcı olacaktır. Örneğin şu gördüğünüz deniz manzarasını çekerken sadeliği, sessizliği anlatmaya çalıştım. İstedim ki insanlar bu fotoğrafa bakarken kendini oradaymış gibi hissetsin, biraz rahatlasın. Bu fotoğrafı çekerken akşam ışığı bana gereken desteği verdi. Siz de önceden düşünün, çerçeveleme yaparken görüntünün, düşündüklerinizi yansıtması için çaba harcayın.
    Bu parçadan fotoğrafçılıkla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

    A) İşlevsellik açısından farklı boyutları olduğu
    B) Yararlanılan ve göz önünde bulundurulan temel etkenin ne olduğu
    C) Görüntülerin, algılayışımızın bir yansıması olduğu 
    D) Yaşamın birbirini izleyen evrelerine tanıklık ettiği
    E) Görüntüyü saptamanın incelikli bir iş olduğu 

    Cevap: B

  • 8) Resim yaparken kendime sorduğum tek bir soru vardır: “Bunu da yaptım peki ya bundan sonra?” Sürekli kendimle yarışırım. “Ben ne kadar iyi bir ressamım.” dediğim zaman tükendim demektir. Her resmimin bir hikâyesi var, canım istedi de yaptım diye bir şeyi kabul edemem. Oturur düşünürüm, zihnimde planlarım, ondan sonra tuvale aktarırım ve resim ortaya çıkar. Bir resim bir defa yapılır, aynısını yapmak benim için mümkün değil.
    Böyle diyen bir sanatçı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez

    A) Ürettikleriyle yetinmediği
    B) Yapacaklarını önceden tasarladığı
    C) Kendini yinelemediği
    D) Kendince bir çalışma yöntemi olduğu
    E) Hiçbir akıma bağlanamadığı

    Cevap: D

  • 9) Çocuk kitabı yazmak bana göre çok eğlenceli. Yeter ki vermek istediğiniz bilgileri doğru bir biçimde süzün ve hissettirmeden kurguya yerleştirin. Benim pedagoji eğitimim var ama gördüm ki bu bana, sonraki yıllarda yaptığım öğretmenlikten edindiklerimi verememiş. On yıldır çocukların içinde yaşamak benim en büyük avantajım. Onların nelerden hoşlandıklarını, neleri sahte ve yapmacık bulduklarını çok iyi biliyorum.
    Düşüncesini bu sözlerle dile getiren bir öğretmen, kitaplarını yazarken aşağıda belirtilenlerin hangisinden yararlanmıştır? 

    A) Öğrenciliğinde kazandığı önemli bilgilerden
    B) Çocuk dilinin inceliklerinden
    C) Çocuklara olan sevgisinden
    D) Mesleğinde kazandığı deneyimlerden
    E) Yazma isteğinin güçlülüğünden 

    Cevap: D

  • 10) Roman tekniğine bütünüyle hâkim. Yapıtlarının her birinde farklı anlatım biçimlerini anımsatan bir havanın olması, çevirmen olarak işimi güçleştirdi. Dilinin zenginliğini yansıtabilmek için, İtalyanca gibi zengin bir dilde bile güçlüklerle karşılaştım. Ama çeviri sırasında karşıma çıkan sorunları çözmeme yardım ettiğini, bana önerilerde bulunduğunu söyleyerek çevirmenlere ne kadar değer verdiğini de belirtmek isterim.
    Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen yazarın bir özelliği değildir

    A) Anlatımda çeşitliliği önemseme
    B) Çevirmenlere yol gösterme
    C) Başkalarına benzememeye çalışma
    D) Romanı oluşturan ögeleri ustaca kullanma
    E) Dilin olanaklarından yararlanabilme 

    Cevap: C





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.