KPSS Türkçe Soruları 4 (2010 KPSS Türkçe Lisans)
  • 1) Okur için yazmıyorum. Evet, ama okura yazdığım da bir gerçek. Demem şu ki okur için yazmak başka şeydir, okura yazmak başka… Birinde özgürlük vardır. Öteki ise sizin elinizi kolunuzu bağlar, sizi bağımlı kılar. Ben böyle düşünüyorum.
    Bu parçadaki altı çizili cümleyle yazar aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir? 

    A) Beğenilecek konuları işlediğini
    B) Kendi düşüncesini okurlara benimsetmeye çalıştığını
    C) Okurların beklentilerine göre değil, kendi istediği gibi yazdığını
    D) Toplumu ilgilendiren konulara değindiğini
    E) Belli bir kitleye seslenmek istediğini 

    Cevap: E

  • 2) (I) Anlattıklarıyla beni en çok etkileyen kişi babaannemdi. (II) Anlattıklarına inanmasam da onlardan etkileniyordum. (III) Önceleri, beni büyüleyen şeyin, onun anlattığı masallar olduğuna inanmıştım. (IV) Sonradan, büyüleyenin anlatılanlar değil, ona katılan ruh olduğunu fark ettim. (V) Eski Yunan’da doğruyu söyleyenlerin değil, söylem gücü gelişmiş insanların toplumu yönettiğini öğrendiğimde, doğru olanı etkili söylemenin ne kadar önemli olduğunu yıllar sonra anlamıştım.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde zaman bildirme görevinde kullanılmış sözcük yoktur?

    A) I. ve II.
    B) I. ve IV.
    C) II. ve IV.
    D) III. ve V.
    E) IV. ve V. 

    Cevap: C

  • 3) Dil bir anlaşma aracıdır. Bir dilin sözcükleri, anlatılmak istenenin zihnimizde canlanmasını sağlar. Kullandığımız sözcüklere anlamlar yükler, bunların bizde uyandırdığı duygu, düşünce, imgelerle birbirimizle iletişim kurarız. Bir sözcüğün anlamı, çoğu zaman o sözcüğün zihnimizde canlandırdığı görüntüden başka bir şey değildir. Kısaca söylemek gerekirse ----
    Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    A) her sözcüğün bir anlamı ve düşündürme gücü vardır.
    B) bireyin, dildeki bütün sözcüklerin anlamını bilmesi mümkün değildir.
    C) sözcüklere yüklenen anlamlar, yıllar içerisinde değişikliğe uğrayabilir.
    D) sözcükler ve yüklendiği anlamlar benimsenirse o sözcükler dile yerleşir.
    E) duygu ve düşünceler yaygın sözcüklerle yansıtılırsa daha kolay anlaşılır.

    Cevap: D

  • 4) Ülkemizde çok iyi oyuncular var ama ne yazık ki bunlar yabancı dile gereken önemi vermiyorlar. Ana dilleri gibi Fransızca ve İngilizce bilseler yabancı ülkelerdeki oyuncuları bile gölgede bırakırlar.
    Bu parçada geçen “gölgede bırakmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

    A) Başkalarından üstün duruma gelmek
    B) Eğitim yoluyla kendini geliştirmek
    C) Çağın gereklerine uymak
    D) Yeni oyun teknikleri geliştirmek
    E) Bilgi dağarcığını zenginleştirmek 

    Cevap: A

  • 5) (I) Türü ne olursa olsun, her yazınsal metinde anlatılan, üzerinde durulan, bize iletilmeye çalışılan bir şey vardır. (II) Bu, bir olay, durum, gözlem, izlenim, yaşantı ya da bunların hepsi olabilir. (III) Bunlar bir bakıma o metnin konusunu oluşturur. (IV) Ne var ki konu, bir yazınsal metnin değerini belirlemede yeterli bir ölçüt değildir. (V) Okuduğumuz bir öyküde, romanda ya da oyunda, anlatılanlar kadar bunların nasıl anlatıldığı da önemlidir.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır

    A) I. cümlede, yazınsal metinlerin belli bir amaçla yazıldığı belirtilmiştir.
    B) II. cümlede, I. cümlede belirtilenlerle ilgili bir açıklama yapılmıştır.
    C) III. cümlede, II. cümlede belirtilenlerle ilgili bir adlandırma yapılmıştır.
    D) IV. cümlede, yazınsal metinde konu seçiminin önemi belirtilmiştir.
    E) V. cümlede, karşılaştırma yapılmıştır. 

    Cevap: C

  • 6) (I) Masallarda anlatılan geçmiş zaman kültürleri insanlığın çocukluk dönemi olarak algılanıyor ve “Masallar yalnızca çocuklar içindir.” diye düşünülüyor. (II) Oysa bence, amacı gerçekleri topluma dolaylı olarak anlatmak olan masallar aynı zamanda büyükler içindir. (III) Çünkü masallar bir öykü anlatır ama öykünün neyi anlattığı ve niçin anlattığı konusunda bir açıklama yapmaz, yorumu okura bırakır. (IV) Çocukken dinlediğim masal kahramanlarının kendi ülkeleri dışında da yaşayabileceğini düşünemezdim. (V) O zamanlar masalların ait olduğu kültürü yalnızca dekor olarak kullandığını, aslında zamanlar ve sınırlar ötesi olduğunu bilmiyordum. (VI) Hangi ülkeye ait olursa olsun, anlatılanlarla hayatın özünü verdiğini yıllar sonra öğrenmiştim. 
    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 

    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) V.
    E) VI. 

    Cevap: A

  • 7)





    Cevap: D

  • 8) Sabahları başlarım yazmaya, kaç saat çalışacağım hiç belli olmaz çünkü zaman durur benim için. (I) Çalışmaya başlamadan önce, şiire yatkın bir duyarlılıkla yüklü olup olmadığımı hissetmem gerekir. (II) Ama bu yetmez, ayrıca o gün belli bir yerde, belli bir saatte, hiçbir işim de olmamalı. (III) Yani günlerce masa başından kalkmayacakmışım gibi işe koyulmalıyım. (IV) Onu nasıl mı çağırırım? (V) Dergiler karıştırarak, kimi kitapların sayfalarını çevirerek; sonra bir de bakarım ki o, nerede ve nasıl geldiği bilinmeyen ses, sözcüklere, dizelere dönüşüvermiş.
    Bu parçadaki numaralanmış yerlerin hangisine düşüncenin akışına göre “Öyle esin filan da beklemem, esini kendim çağırırım masama.” cümlesi getirilmelidir?


    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V. 


    Cevap: C

  • 9) Dilimiz kirleniyor, kirletiliyor diye yakınıyoruz. Yakınmamızı örneklerle somutlaştırıyoruz. Düşüncelerimizi yazıya dökmekte zorlanıyor ama bu eksikliğimizi sorgulamaktan kaçınıyoruz. Bu yüzden de not tutmayı, mektup yazmayı, okunan bir yapıtı yazarak özetlemeyi beceremiyoruz. Oysa yazma eylemi, insan beyniyle insan elinin ortak ürünüdür. Dilimizin kirletilmesini önlemek istiyorsak öncelikle birey olarak yazılı anlatımımızı güçlendirmemiz gerekir.
    Böyle diyen bir yazarın dilimizle ilgili olarak vurgulamak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Sorunlarını belirlemede yetersiz kalındığı
    B) Zenginliğinin farkına varılamadığı
    C) Yazı diliyle konuşma dili arasında fark olduğu
    D) Yabancı dillerin saldırısından korumak gerektiği
    E) Yazılı anlatımın, dili korumanın temel koşulu olduğu

    Cevap: C

  • 10) İstanbul’a bir gelişimde, uzun yıllar gitmediğim, çocukluğumun geçtiği sokağı görmek istedim. Amacım bu sokakta yürüyerek geçmişi yeniden yaşamaktı. Melih Cevdet Anday’ın, “Yarın Başka Koruda” oyununu didik didik edip incelemiş biri için bağışlanamaz bir yanlışlığın içine düştüğümü, geçmişin çok gerilerde kaldığını hemen anlayacaktım. Zaman, tanınmaz hâle getirmişti Halit Ağa Caddesi’ni. Onca coşkunun, mutluluğun yaşandığı, umutların yeşerdiği çocukluğumun sokağından yalnızca buruk bir tat aldım o gün. Kırk yıl öncesine gidip köşedeki bakkaldan renkli selofan kâğıdına sarılı bir muz şekeri alsam sanki gelecek mi ağzımın tadı?
    Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 

    A) Birden çok duyuya seslenilmiştir.
    B) Birinci kişili anlatıma başvurulmuştur.
    C) Öznellik söz konusudur.
    D) Tanımlamalardan yararlanılmıştır.
    E) Sözde soru cümlesine yer verilmiştir. 

    Cevap: C

  • 11) (I) Düzenli olarak spor yapmaya yeni başlayan kişilerde dokuların sürekli ve aşırı yorulması sonucunda eklem çevresinde ağrılar ve hasarlar görülebilir. (II) Bunlardan en sık görüleni kas ağrılarıdır. (III) Egzersizler, kişinin alışık olduğundan daha zorlayıcı biçimde yapılmışsa genellikle spordan 12-24 saat sonra kas ağrıları ortaya çıkar. (IV) Bu ağrılar için masaj ve buz uygulamak yararlı olur. (V) Ancak, kas ağrıları spordan 3-5 saat sonra başlamışsa, kol ya da bacakta şişme ile birlikte ortaya çıkmışsa buz uygulanmasına ek olarak ilaç da kullanılması gerekir.
    Spor yapılırken ortaya çıkabilecek sorunların anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, nedeni ve vücudun neresinde görüldüğü belirtiliyor.
    B) II. cümlede, nasıl ortaya çıktığı üzerinde duruluyor.
    C) III. cümlede, neden olan koşul ve başlama zamanı belirtiliyor.
    D) IV. cümlede, giderilmesini sağlayacak önerilerde bulunuluyor.
    E) V. cümlede, farklı belirtiler karşısında alınabilecek kimi önlemler açıklanıyor. 

    Cevap: A

  • 12) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? 

    A) Söz konusu projenin en kısa süreçte tamamlanması gerekiyor.
    B) Anket sonuçları, çalışmalarımızın doğru yönde ilerlediğini gösteriyor.
    C) Sonunda iki taraf da yanlışlarını görmüş ve düzeltmenin yollarını aramaya başlamıştı.
    D) Çalışmaların bu aşamada aksaması, onları hayal kırıklığına uğratacak.
    E) Uzun zamandan beri tartışılan bu konuda hâlâ görüş birliği sağlanamadı. 

    Cevap: B

  • 13) (I) Sosyal yönün gelişmişse yazar olamazsın. (II) Bu uğraşı benimsemişsen sosyal yanında bir eksiklik var demektir. (III) Böyle bir eksiklik insanlarla iletişim kurmanı zorlaştırır. (IV) Sen de oturursun tek başına masaya ve iğneyle kuyu kazmaya başlarsın. (V) Bence bu, birçok yazarın karşılaştığı bir durumdur.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır


    A) I. cümlede, bir koşuldan söz edilmektedir.
    B) II. cümlede, bir çıkarım yapılmaktadır.
    C) III. cümlede, II. cümlede belirtilenlere bağlı olarak bir sonuca varılmaktadır.
    D) IV. cümlede, bir amaç belirtilmektedir.
    E) V. cümlede, genelleme yapılmaktadır. 

    Cevap: D

  • 14) Dün, bugün ya da yarın ( ) Hüzünler, özgürlükle tutsaklık arasındaki gelgitler ( ) İnsanlar arasındaki çekişmeler ( ) Sorunlar ve yaşananlar her dönemde aşağı yukarı aynı ( ) Bütün bu yaşananları bir tiyatro oyununa benzetirsek tek değişen kahramanlar ( )
    Bu parçada ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir? 

    A) (.) (.) (…) (.) (…)
    B) (!) (.) (…) (…) (...)
    C) (…) (…) (…) (.) (.)
    D) (:) (…) (!) (.) (…)
    E) (…) (…) (:) (!) (.) 

    Cevap: B

  • 15) (I) Yazmada, çocuğa ya da yetişkine göre, diye bir ayrım yok. (II) Her ikisi için belli bir düzeyi tutturmak, anlatımda kimi ölçütleri gözetmek yeterli. (III) Çocuk ya da yetişkin için yazarken yazarın, bu işi eğlenmek amacıyla yaptığını sanmam. (IV) Yazar kullandığı her sözcüğü nice kaygıdan sonra yerine oturtur. (V) Eğlenme bir yana, yazarın, işini yaparken yer yer acılarla kıvrandığını bile söyleyebilirim. (VI) Ne var ki yazısını çocuğa yöneltirken toprağa ilk fidanı diken bir çiftçi gibi daha özenli çalışmanın zorunlu olduğunu bilir; sorumluluk duygusu doruktadır.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, yalnızca çocuklar için kitap yazmanın gerekleri üzerinde durulmuştur? 

    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) V.
    E) VI. 


    Cevap: B

  • 16) (I) Köyün içinden geçip güneybatı yönünde ilerledik. (II)Yemyeşil bir buğday tarlasının kıyısında dev lahitler çıktı karşımıza. (III) Bir kaya mezarının üstündeki kabartmalardan iki bin yıl öncesinin komutanları, zarif kadınları, şık zenginleri bugüne bakıyordu. (IV) Nekropolis’i geride bırakıp dar ve sarp bir geçitten tarihî kente girdik. (V) Aşağıdaki uçurum ve deniz yönündeki manzara tam anlamıyla soluk kesiciydi.
    Bir gezinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır

    A) I. cümlede, ne tarafa doğru yol aldıkları belirtiliyor.
    B) II. cümlede, geldikleri yer betimleniyor.
    C) III. cümlede, görülenlerle ilgili yorum yapılıyor.
    D) IV. cümlede, yorucu yanları üzerinde duruluyor.
    E) V. cümlede, görülenlerin etkileme gücü yansıtılıyor.

    Cevap: E

  • 17) Dergiler ve gazeteler hızla güncelliğini yitiriyor. Bu nedenle ben, kalıcı olsun diye, çizdiklerimi bir araya getirmek istiyorum. Çünkü onlar tekrar tekrar bakılacak karikatürler. Ben de ünlü bir karikatürist arkadaşımın on yıl önce çıkarttığı kitapta yer alan karikatürlere hâlâ gülüyorum. On yıl sonra da güleceğim.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir? 

    A) Konularınızı hep günlük olaylardan mı seçersiniz?
    B) Bir karikatürist olarak çizdiklerinizi neden bir kitapta toplamayı düşünüyorsunuz?
    C) Sizce karikatürde çizgi mi, söz mü daha önemli?
    D) Karikatürlerinizi ilginç kılan özellikler nelerdir?
    E) Sizce karikatürün amacı güldürmek midir? 

    Cevap: A

  • 18) Bahar gelince gezip görme, öğrenme, keşfetme isteğimiz, yaşamdan aldığımız tat artmaya; planlar, programlar yapmaya başlarız.
    Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?

    A) “gelince” yerine “geldiğinde” sözcüğü getirilerek
    B) “aldığımız” yerine “alınan” sözcüğü getirilerek
    C) “isteğimiz” yerine “isteği” sözcüğü getirilerek
    D) “artmaya” yerine “artar” sözcüğü getirilerek
    E) “başlarız” yerine “başlanır” sözcüğü getirilerek 

    Cevap: E

  • 19) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir işin sürekli olarak yapıldığı anlamı vardır?

    A) Bu hafta ders çalışmaya daha çok zaman ayırıyor.
    B) Karlı yolda arkadaşıma tutunmasaydım düşecektim.
    C) Böyle davranmaya devam ederse hakem onu oyundan çıkarıverir.
    D) Babamın anlattıklarına gülmemek için kendimi zor tuttum.
    E) Şirketimizde bu kararlar yıllardır uygulanagelmekte.

    Cevap: A

  • 20) (I) Dönüşte, terk edilmiş bir köy evine uğradık. (II) Görkemli bir çınarın altındaydı. (III) Sahibi, yüzlerce yıllık tarihî kalıntının üstüne oturtuvermişti evini; evin içi oldukça bakımsızdı. (IV) Dışarı çıkıp ağaçtan badem topladık. (V) Bir elimizde körpe bademler öteki elimizde mor çiçekli ada çayı demeti, dönüş uçağına yetişmek üzere havaalanının yolunu tuttuk.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde niteleyici sözcük kullanılmamıştır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V. 


    Cevap: E





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.