LGS Türkçe Soruları 9 (2014 Teog 1.Dönem)
  • 1)
    1. Zemin katta küçük bir lokanta vardı.
    2. Ondan yukarıda ise terzilerin, müzisyenlerin, doktorların tabelaları bulunuyordu.
    3. Delikanlı, kalabalığın uzağında durarak iş merkezine aşağıdan yukarıya doğru
    şöyle bir göz gezdirdi.
    4. Elektrikli tabelanın bulunduğu ikinci kat diş polikliniğiydi.
    5. Geniş pencereleri olan birinci katta çanta ve ayakkabı satan dükkânlar sıralıydı.
    6. Bina dört katlıydı.
    Numaralandırılmış cümleler, mantık akışına göre nasıl sıralanmalıdır?

    A) 6, 5, 4, 3, 1, 2
    B) 3, 6, 1, 5, 4, 2
    C) 3, 4, 2, 6, 1, 5
    D) 6, 1, 2, 4, 3, 5
    Cevap: C

  • 2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ciddi” sözcüğü, karşısında verilen anlama uygun
    olarak kullanılmıştır?



    Cevap: B

  • 3)


    Cevap: B

  • 4) Oyuncular yan yana oturur. İçlerinden biri oyunu başlatmak üzere seçilir. Tüm oyun-
    cular önce ellerini iki kez bacaklarına vurur, sonra iki kez el çırpar, sonra da iki kez
    parmaklarını şıklatır. İlk oyuncu parmaklarını şıklatırken önce kendi adını sonra da
    başka bir oyuncunun adını söyler. Sıra, adı söylenen oyuncuya geçer. El hareketlerinde ya da adlarını söylemede hata yapan oyundan çıkar. Oyuncu sayısı azaldıkça hareketler daha hızlı yapılır. En sona kalan oyunu kazanır.Bu oyunla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    A) Nasıl oynandığına
    B) Kaç kişiyle oynandığına
    C) Nasıl tamamlandığına
    D) Kazananın belirlenmesine
    Cevap: B

  • 5)


    Cevap: B

  • 6)


    Cevap: D

  • 7) İşini 'üstünkörü' yaptığı için istediği sonucu elde edemedi.
    Bu cümledeki tırnak içindeki kelimenin anlamını veren sözcük aşağıdakilerin hangisinde
    vardır?

    A) Dans etmeyi bir arkadaşından gelişigüzel öğrendiğini söyledi.
    B) Hafta sonu arkadaşlarıyla günübirlik bir gezi planladı.
    C) Tatilden önce giderayak bütün işlerini tamamladı.
    D) Dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdi.
    Cevap: A

  • 8) Nicedir bir öykü yazmayı düşünüyordum. Hayaller, anılar ve yaşadıklarım birden üşüştü başıma. Bilgisayarın başına oturdum. Esinlenmek midir, nedir; kırlangıç üşüşmesine benzer cıvıltılar duydum kafamın içinde. Bilgisayar ekranına su gibi aktı kurduğum sözcükler, parlak cümleler... Yazara bağışlanan bir “an”dır bu, kırlangıcı yakaladınsa yakaladın. Bana da bu anı değerlendirmek düştü. Önümde yazının ikikanatlı kapısı ardına kadar açıldı, içeriye adımımı atmak kaldı.
    Bu metnin yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    A) Kullandığı sözcüklere yeni anlamlar yüklemiştir.
    B) Sadece anılarına yer vermiştir.
    C) İlham zamanını kaçırmadan yazmaya başlamıştır.
    D) Doğa sevgisini ön plana çıkarmıştır.
    Cevap: C

  • 9) Çocukluk dönemi hafızada hep taze kalır. Buradaki anılarımız tamamen kaybetmediğimiz, her fırsatta dönüp baktığımız bir fotoğraf albümü gibidir. Yeri geldiğinde hemen kapağı açılır, anılar yeniden canlanır.
    Bu metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

    A) Benzetme
    B) Tanık gösterme
    C)Örnekleme
    D) Karşılaştırma
    Cevap: A

  • 10) Bir gün şiirlerimdeki Türkçe sözcükler dediler ki: “Arkadaş, sen aynı şiirinde hem Türkçe bir sözcük kullanıp anne diyorsun hem de yabancı bir sözcük kullanıp valide diyorsun. Dizelerin içine yabancı bir sözcük koyarsan bu zengin bir dil kullanımı olmuyor. Ya
    bizi seç ya da onları...” Ben de başladım güzel dilimiz Türkçeyle yazmaya.

    Geçen hafta bir seminer sonrası çok sevdiğim şair arkadaşımla bahçede biraz oturduk. Bana iyice yaklaşarak “selfie” pozu ver de bu anı ölümsüzleştirelim, dedi. Birden durgunlaştım. Nedenini sorduğunda, Türk Dil Kurumu vatandaşlardan gelen öneriler doğrultusunda “kendi fotoğrafını çekmek” anlamına gelen “selfie” yerine Türkçe
    karşılık olarak “özçekim” sözcüğünü seçti, sen de özçekimi kullansaydın
    mutlu olurdum, dedim.

    Bu metinlerde vurgulanmak istenen ortak yön aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Söz varlığını zenginleştirme konusuna önem vermeleri
    B) Sözcüklere Türkçe karşılık bulmada toplumun görüşünü dikkate almaları
    C) Yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerini kullanmayı özendirmeleri
    D) Yabancı dillerden alınmış ve dilimize yerleşmiş sözcükleri sıkça kullanmaları
    Cevap: C

  • 11) Sevgili Okurlarımız,
    Sonbahara girdiğimiz bugünlerde nezle ve grip olma ihtimalimiz yüksek. Her iki hastalık da virüslerle bulaşıyor. Bu nedenle bu sayımızda virüsleri daha yakından tanıtmak istedik. Virüslerin çoğalma biçimleriyle ilgili yazıların yanı sıra bir de oyun tasarladık. Bu oyunda hücrelerimizin virüslerle mücadelesi canlandırılmaktadır.

    Sevgili Okurlarımız,
    Dergimizin başyazısı doğa yürüyüşlerini ele alıyor. Özellikle doğa yürüyüşü yapmak için uygun olan bazı yerleri bu yazımızda tanıtıyoruz. Dergimizin ekinde doğa yürüyüşleriyle ilgili hazırladığımız bir kitapçık ve kampa giderken yanımıza alabileceğimiz bazı malzemelerin listesini veren kartlar da var.

    Bu metinlerin alındığı dergilerin ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Sporla ilgili faaliyetleri anlatmaları
    B) Büyük bir okuyucu kitlesine ulaşmaları
    C) Oyunlar tasarlayıp okuyucu sayısını arttırmaları
    D) Ele aldıkları konuları çeşitli materyallerle desteklemeleri
    Cevap: D

  • 12)


    Cevap: C

  • 13) Elbette... Ben, dile dayalı bir gösteri sanatının temsilcisiyim. Bu anlamda edebiyat
    eğitimi almış olmam, kelime hazinemi geliştirmeme ve kendimi doğru cümlelerle
    ifade etmeme katkıda bulundu. Ayrıca, ruh zenginliğimi de artırdı. Felsefe eğitimi ise
    dünyaya bakış açımı ve estetik anlayışımı geliştirdi. Her ikisinin kaynaşması benim
    sahnedeki başarımın temel etmenlerinden biridir.
    Sanatçı, bu metinde aşağıdaki soruların hangisine cevap vermiştir?

    A) Sanat yeteneği kendi kendine geliştirilebilir mi?
    B) Farklı alanlarda aldığınız eğitimlerin sanatınıza katkısı oldu mu?
    C) Çok okumak hayatınıza yön verdi mi?
    D) Bir sanatçı belli kişisel becerilere sahip olmalı mıdır?
    Cevap: B

  • 14) Bilgi ve görgüyü özümseyen, gerçekleri araştırıp kültür ve erdem sahibi olan in-
    sanlar, en güzel davranışın insanı saymak olduğunu bilirler. İnsanlara hoşgörü ve sev-
    giyle yaklaşmayı ilke edinirler. Bilgi, görgü ve erdemleri ne kadar yoğunsa o kadar
    olgunluğa ulaşırlar. Bu olgunlukla ölçülü ve alçak gönüllü davranırlar.
    Bu metnin ana fikrini ifade eden atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Ağaç yaprağıyla gürler.
    B) Yemişsiz ağaca taş atmazlar.
    C) Ağaç ne kadar uzasa göğe ermez.
    D) Ağacın meyvesi olunca başını aşağı salar.
    Cevap: D

  • 15) Şiire bitti gözüyle bakmam. Şiirde bitmemiş taraflar vardır her zaman. İlk taslak, ilk biçim
    günler günü benim cebimde dolaşır. Minik kağıtları çıkarıp göz gezdiririm. Bir sözcüğü değiştiririm, cebime koyarım. Gelirim, bir bakarım, tekrar eski şekline döndüğüm olur ya
    da yeni bir biçime dökmek istediğim olur. Bu tedirginlik sanat için, şiir için şart.
    Bu metinde şairle ilgili aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

    A) Yazdığı şiiri bir zaman sonra değiştirmek ister mi?
    B) Daha iyi şiir yazma endişesi taşır mı?
    C) Şiirlerini son şekline sokmak için çalışır mı?
    D) Şiiri vazgeçilmez bir uğraş olarak görür mü?
    Cevap: D

  • 16) Okumak, insanın fikir ve hayal dünyasını genişletir, zevklerini yükseltir. Okuyucu
    kitaplarda yeni dünyalar keşfeder, kendisini ve insanları daha iyi tanır. Dil ve anlatım
    yönünden güzel eserler okumak, insanın sözcük dağarcığını ve üslubunu geliştirir.
    Dünyaca tanınmış ve başarı göstermiş bazı kişilerin ortak sırları, kitapları sevmeleridir.
    Bu metinde kitap okumayla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

    A) Düşünce dünyasını geliştirir.
    B) Kelime hazinesini zenginleştirir.
    C) Başkalarını daha iyi anlamayı sağlar.
    D) Seçici olmayı gerektirir.
    Cevap: D

  • 17) Ormanlar, maziyi hatırlatan gölgeli yollar, sürü hâlinde uçuşan kuşlar, beni daima
    etkilemiştir.
    Bu cümlede virgülün kullanımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    A) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konmuştur.
    B) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konmuştur.
    C) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konmuştur.
    D) Cümle içindeki ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için konmuştur.
    Cevap: A

  • 18) (1) Yazarın esprili ve çocukça üslubu, hemen dikkati çekiyor. (2) Dünyayı çocukla aynı
    seviyeden gören bakış açısını pek az çocuk yazarı bu kadar iyi yansıtabiliyor. (3) Mavi
    bir kitap ayracıyla piyasaya sunulan kitap, yüz iki sayfadan oluşuyor. (4) Kahramanın
    başından geçen olayları onun ağzından sade ve sıcak bir dille okuyorsunuz.
    Numaralandırılmış cümlelerden hangisi belirttiği öznel ve nesnel yargı yönüyle
    diğerlerinden farklıdır?

    A) 1
    B) 2
    C) 3
    D) 4
    Cevap: C

  • 19) Edebî eserler yazıldıkları dilin havasını taşır. Yazmanın sırrı da yazarın soluduğu
    bu havayı okurlara solutmaktır. Ben de eserlerimde 'Türkçenin havasını okurlarıma
    solutmaya çabalarım'. Mesela, dilimizdeki renk adlarının pek çoğunu eserlerimde
    bulabilirsiniz. Dil, yazının da yazarın da onurudur. Türkçenin havasını okuyucusuna
    solutan yazarlar, bu gerçeğe inananlardır. Yazar, bu metindeki altı çizili ifadeyle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?

    A) Dil bilgisi kurallarına sıkı sıkıya uyduğunu
    B) Türkçenin gelişmiş bir bilim dili olduğunu
    C) Eserlerini yazabilmek için çok emek harcadığını
    D) Dilin güzellik ve inceliklerini hissettirmeye çalıştığını
    Cevap: D

  • 20) Yakın arkadaşım ... köşe yazarlığı yaptı.
    Bu cümlede üç nokta ile belirtilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümle,
    yer tamlayıcısı kazanmış olur?

    A) gençlik yıllarında
    B) başarıyla
    C) geçen sene
    D) bir dergide
    Cevap: D





 Yorum Yap (0)


* Buraya tıklayarak kaydolabilirsiniz.