LGS (LKS) Türkçe Soruları 7 (2015 Teog 1.Dönem Mazeret)

AD-SOYAD:....................................... NO:........


sinavbak.com

  • 1) Yazar, edebiyat dünyasında büyük ses getiren romanında, anlatmak istediği ne varsa lafı dolandırmadan ortaya koymuş. Bir piramitteki taşların kusursuz dizilmesi gibi romanda ele alınan düşünceler de hep yerli yerinde duruyor. Gereksiz hiçbir ayrıntıya, gizli saklı hiçbir konuya yer vermemiş. Böyle olunca romanı elinizden düşürmeniz, okurken başka şeyler düşünmeniz pek mümkün olmuyor.
    Bu metinde sözü edilen roman ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Anlamak için büyük bir bilgi birikimi gerektirmektedir.
    B) Edebiyat alanında dikkatleri üzerine çekmiştir.
    C) Sürükleyici bir anlatımı vardır.
    D) Anlatılmak istenenler açıkça ifade edilmiştir.
    Cevap: A
  • 2) Bu dizelerde numaralanmış kelimelerden hangisi fiilimsidir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    Cevap: D
  • 3) Aşağıdaki cümlelerin hangisi ögelerine yanlış ayrılmıştır?
    A) Gri, parlak elbisesi / akşam vakti / kızılımsı / görünüyordu.
    B) Okuduğum kitapların birinde / sevmek / sözcüğünün altının çizildiğini / gördüm.
    C) Koridora girdiğimde / beni / sevimli bir hasta bakıcı / karşıladı.
    D) Antalya’da başlayan fuar / şehrin görüntüsünü / iyiden iyiye / değiştirdi.
    Cevap: B
  • 4) Teknenin kaptanına bu geçitte kılavuzluk etmeme gerek yoktu. Çünkü geçidi 'avucunun
    içi gibi biliyordu'. Bunu, haritada gösterilen yere geldiğimizde daha iyi anladım.
    Bu metindeki tırnak içindeki deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Herkes ne derse desin istediği, bildiği gibi davranmak
    B) Olayları değerlendirip sonuca ulaşabilmek
    C) Bir şeyi, yeri çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek
    D) İstediğini yaptıracak güçte olmak
    Cevap: C
  • 5) (I) Eskiden ince çarıklı, sarı yazmalı kadınlar sırtlarında küfeleriyle köylerinden pazara
    inerlerdi. (II) “Evlerimize eli boş dönmeyelim, üç kuruş para kazanalım.” diye akşama kadar didinirlerdi. (III) Cide’de eskiden olduğu gibi büyük pazar, cuma günleri kuruluyor fakat sarı yazmalı kadınlar dolaşmıyor artık pazarlarda. (IV) Şimdi o geleneksel pazar yerleri Cide’de artık yok.
    Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    Cevap: B
  • 6) Kara dumanlı, emektar lokomotifiyle geçmişi temsil eden tıknefes bir tren ayrılıyor istasyondan. Soluya soluya, yavaş, sessiz bir ayrılış... Ne inen yolcusu ne uğurlayan bir dostu var trenin. Belki de hışımla kente girip kaygıyla ayrılan bir Zonguldak katarı!
    Bu metinde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi ağır basmaktadır?

    A) Benzetme
    B) Konuşturma
    C) Abartma
    D) Kişileştirme
    Cevap: D
  • 7) Aşağıdaki metinlerin hangisinde zaman unsuru belirgin değildir?
    A) Berber salonunun bir köşesinde, palmiye ağacının iri yaprakları altında birkaç kedi
    yavrusu var. Hepsi de birbirinden tatlı ve masum.
    B) Bir pazar sabahı, mutfaktan içeri baktığında şaşkınlıktan donakaldı. Mutfak ağzına kadar insanla doluydu. Bütün komşu kadınlar, çocuklar hepsi oradaydı.
    C) Akşam olmuş, mağaza vitrinleri aydınlanmıştı.Top top kumaşlarla türlü türlü süslerin
    ışıklar içinde pırıl pırıl yandığı bir vitrini seyrediyordu.
    D) Kamyon, ağaçların ıslak sessizliği arasından kayıp, evlerin tükendiği yere kadar gitti.
    Gün ağarmak üzereydi. Genç adam orada indi kamyondan.
    Cevap: A
  • 8) Sanat eseri her şeyden önce bize yaşama sevinci aşılamalı. Bir sürü ufak tefek tasa içinde boğulup giderken bizi kendimize getirmelidir. Yaşamakta olduğumuzu hatırlatmalı; en büyük hediyenin, en büyük mucizenin yaşamın ta kendisi olduğunu tekrarlamalıdır. Bunu yapamayan sanat eseri de asıl görevini yerine getiremeyecektir.
    Bu metinde sanat eserlerinin hangi özelliği üzerinde durulmaktadır?

    A) Biçimi
    B) Üslubu
    C) İşlevi
    D) Konusu
    Cevap: C
  • 9) Aşağıdakilerden hangisi farklı türdeki bir metinden alınmıştır?
    A) İnsanın en gerçek dili aslında şiirdir ve insanın ruhu aslında şiirde gizlidir. İnsanlar
    arasında, günlük dilin kurduğu bağlantıyı şiirden de beklemek doğru değildir.
    B) Çocuk, uzun kirpikli gözlerini adamakıllı açıp alnında beliriveren o derin bakışıyla bir
    koca gülüş sunmuştu adama. Adam dizlerinin üstünde doğrulmaya çabalarken bu kez
    tümüyle yere oturakalmıştı.
    C) İnsanlar her şeyi başka başka gözler, başka başka düşüncelerle görürler. Düşünce
    ayrılıklarının asıl nedeni budur. Bir ulus aynı şeyin bir yüzüne, diğer ulus başka bir
    yüzüne bakar.
    D) Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır. Öyle uzun yaşamış-
    lar var ki pek az yaşamışlardır. Doya doya yaşamak, yılların çokluğuna değil sizin
    gücünüze bağlıdır.
    Cevap: B
  • 10) Bundan neredeyse otuz yıl önce okuldayken bir kompozisyon yazmıştım. Kurduğum cümledeki hayal kırıklığımı daha güçlü ifade etmek için yılan gövdesi gibi kıvrılmış bir ünlem işareti kullanma ihtiyacı hissetmiştim.
    Bu metnin yazarının ünlem işaretini farklı şekilde kullanmasındaki amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Yazdığı kompozisyonun çok önemli olduğunu belirtmek
    B) Zamanla ünlem işaretinin işlevinin değiştiğini göstermek
    C) Ünlem işaretinin doğru kullanılmasını sağlamak
    D) Yazılı anlatımda, yaşadığı duyguyu etkili biçimde aktarmak
    Cevap: D
  • 11) I. Bu yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar İran, Türk topluluğunun
    kurduğu devletlerle yönetildi.
    II. Çin ile İran arasında yüzyıllar boyunca at koşturan Türkler, ilk olarak 4. yüzyılın son-
    larından itibaren İran topraklarına girmeye başladılar.
    III. O yüzden 990’lı yıllardan 1925’e uzanan yaklaşık bin yıllık süreç, İran’ın Türk
    hâkimiyetinde olduğu dönem diye tarif edilir.
    IV. Ama Türklerin bu topraklara kitlesel göçlerle yerleşmeye başlaması 10. yüzyılda oldu.
    Numaralanmış cümlelerle mantık akışına göre anlamlı bir metin oluşturulduğunda
    sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

    A) II, I, IV, III
    B) II, III, I, IV
    C) II, IV, I, III
    D) II, IV, III, I
    Cevap: C
  • 12) Genel Ağ’ın (İnternet) olmadığı, bilgiye anında ulaşılamadığı dönemlerde büyüyenler, ansiklopedileri çok iyi bilirler ki ansiklopedi candır! Ansiklopedilerin pek kıymetli olduğu, birçok,evde tam takım bulunduğu, bulunmayan evlerdeki çocukların ödev zamanlarında komşuya geçtiği, dahası gazetelerin kuponla ansiklopedi dağıttığı günler... Şimdi ise bilginin tek bir ansiklopediye sığmadığı ve tek bir konu hakkında onlarca kitabın yazıldığı günlerdeyiz.
    Bu metinden aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

    A) Ansiklopediler Genel Ağ’dan (İnternet) daha iyi bir bilgi kaynağıdır.
    B) Bilgiye ulaşmak günümüzde daha kolaydır.
    C) Eskiye göre bilgi birikimi artmıştır.
    D) Bir zamanlar gazeteler de bilginin yayılmasını sağlamıştır.
    Cevap: A
  • 13) Bütün mesele herkesin öz Türkçe konusunda biraz daha bilinçli olmasında düğümleniyor. Başta basın olmak üzere yazarlarımız, bilim insanlarımız, devlet adamlarımız bu meseleye gönül vermelidirler. Her gün basın yoluyla halkla yüz yüze gelen devlet adamlarımız, muhabirlerimiz bu konuyu işler, söz hazinelerine Türkçe karşılıklarını yerleştirir, konuşmalarında onları kullanırlarsa bu yolda önemli bir mesafe
    alınır.
    Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap vermek için yazılmıştır?

    A) Yabancı kelimelere Türkçe karşılık bulmak için neler yapılmalıdır?
    B) Günlük konuşma dilimizde yabancı kelimelerin kullanılma yoğunluğu nedir?
    C) Dilimiz, yabancı kelimelerin etkisinden nasıl kurtarılır?
    D) Dildeki sorunlar eğitim yoluyla çözülebilir mi?
    Cevap: C
  • 14) Siz şehirleri nasıl gezersiniz? Ben yürüyerek gezerim. Otele yerleştikten sonra bir şehir planı alıp otelin yerini işaretlerim. Otelin adresinin bulunduğu kartı cüzdanıma yerleştirdikten sonra kendimi sokaklara atarım. Kaybolma korkum olmadığından rahatça dolaşırım. Sonra otelime döner, günün yorgunluğunu çıkarmak için güzel bir kahve içerim.
    Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    A) Tanımlama yapılmıştır.
    B) Deyimler kullanılmıştır.
    C) Örnek ve alıntılardan yararlanılmıştır.
    D) Anlamı bilinmeyen kelimelere sıkça yer verilmiştir.
    Cevap: B
  • 15) Japon ve İngiliz araştırmacılar, okyanusun 7,7 km derinliğinde yaşayan balıkları filme almışlar. Film uzaktan kumandalı bir su altı aracıyla çekilmiş. Araştırmacılar balıkların davranışının çok şaşırtıcı olduğunu belirtiyorlar. Çünkü bu kadar derinlikteki balıkların fazla hareket etmeyen canlılar olacağını tahmin ediyorlarmış. Ama - - - -
    Bu metin mantık akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanmalıdır?

    A) bu balıkları hareket ederken çekmek mümkün olmamış.
    B) aracın hareketleri balıkları korkutup kaçırmış.
    C) görüntüledikleri balıklar çok hareketliymiş.
    D) araç düşündükleri kadar derine inememiş.
    Cevap: C
  • 16)
    1. Metin
    Hint kazları binlerce kuştan oluşan sürüler hâlinde Orta Asya’da yaşar. Pek çok kuş türü gibi her yıl uzun mesafeler kateder. Fakat bu sıra dışı canlının farkı, bu yolculuğu dünyanın en yüksek dağı olan Himalayalar’ın zirvesini aşarak yapmasıdır.

    2. Metin
    Tordigatlar, Everest Dağı’ndan okyanusun 3000 metredeki dip kısımlarına; Güney
    Kutbu’ndan bahçemizdeki su damlasına kadar her yerde yaşayabilen mikroskobik,
    tek hücreli bir canlıdır. Tordigatlar diğer canlılara göre bin kat daha fazla radyasyona dirençli olduğu gibi -50 ile 200 derece arasındaki tüm sıcaklıklarda yaşayabilir.

    Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerin ortak yönü değildir?

    A) Metinlerdeki canlıların yaşadıkları yer hakkında bilgi verilmiştir.
    B) Nesnel bir anlatım kullanılmıştır.
    C) Karşılaştırma yapılmıştır.
    D) Metinlerde geçen canlıların diğer canlılarla benzerliklerine değinilmiştir.
    Cevap: D
  • 17) Serinlik etrafı kaplar kaplamaz parklar ve bahçeler çocuklarla doldu.
    Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi bu cümledeki fiilimsiyle aynı türdedir?


    Cevap: D
  • 18)

    Cevap: A
  • 19)

    Cevap: B
  • 20)

    Cevap: C
Yorum Yap
Gönder