ALES Türkçe Soruları 8 (2010 İlkbahar Güz - Paragraf oluştruma, paragrafta anlam)

AD-SOYAD:....................................... NO:........


sinavbak.com

  • 1) (I) Son yıllarda katıldığım her söyleşiye “Edebiyat ne işe yarar?” sorusuyla başlıyorum. (II) Karşımdaki okurların kuşkuları olabileceğini baştan varsayıyorum demek ki.
    (III) Kitabın artık, yazınsal değerinden önce kullanım değerine bakıldığı, öncelikle işlevsel bir meta olarak alınıp satıldığı günümüzde yerinde bir soru değil mi? (IV) Kitap piyasasının koşullarına göre yolunu belirleyen okur da içinde savrulduğu bu dünyanın aktörlerinden biri oldu. (V) Edebiyatın, soyut bir dünya kurduğunu ama zaman içinde insanda yeri başka hiçbir şeyle doldurulamayacak izler bıraktığını nasıl anlatmalı onlara?

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilenler, kitapla ilgili bakış açısını değiştirmeye yöneliktir?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
    Cevap: E
  • 2) Dağların ---- kurulmuş olan Saraybosna, yemyeşil doğası, rengârenk çiçekleriyle yalnız bulunduğu bölgeyi değil, dünyayı da süsleyen bir kent. Her ne kadar binaların duvarlarına dikkatlice bakıldığında ---- kurşun delikleri, insanı ---- da...
    A) üzerine – sayılan – duygulandırıyorsa
    B) arkasına – gözden uzak – heyecanlandırıyorsa
    C) arasına – görülen – hüzünlendiriyorsa
    D) çevresine – fark edilen – acıtıyorsa
    E) yamacına – gözler önüne serilen – utandırıyorsa
    Cevap: C
  • 3) (I) Deneme türündeki yazıların bence en önemli özelliği kesinlemelere gitmeden okuru kendisiyle tartışmaya çağırmasıdır. (II) Okur bizimle aynı görüşte olmayabilir ama yazımızı okurken bir kuşku büyümeli içinde. (III) O mu doğruyu yazıyor, yoksa ben mi en doğruyu biliyorum, diye. (IV) Mon 12.taigne’nin şu sözünü hep hatırlarım: “Yolda karşımıza ilk çıkanla konuşur gibi yazmalı.” (V) Yazarlık yaşantımın en güzel övgülerinden biri sayarım bir genç okurumun bana söylediği şu cümleyi, “Her düşüncenize katılıyorum ama yazınızı okurken sizinle tartışmaktan alamıyorum kendimi.”
    Anlam bütünlüğünü bozan cümleyi bulunuz.

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
    Cevap: D
  • 4) I. Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan yönetmenler artık iyiden iyiye köşelerine çekildiler.
    II. Kim bilir belki ilerlemiş yaşlarının değişen sinema ortamına pek uygun olmadığını düşünüyorlardır.
    III. Bizlere armağan ettikleri o güzel filmlerin tadında...
    IV. Ama gönül yine de onlardan emeklilik dönemlerini taçlandıracak birkaç film istiyor.
    V. Ya da bunca yılın yorgunluğunu emeklilik döneminde atmaya çalışıyorlardır.
    Numaralandırılmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için hangilerinin birbirleriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.

    A) I. ile III.
    B) II. ile III.
    C) II. ile V.
    D) III. ile V.
    E) IV. ile V.
    Cevap: D
  • 5) I. Bu disiplinlerin ortaya çıkmasından sonra, insanlık, bilgi birikimini sistemli olarak artırıp bilimleri ortaya çıkardı.
    II. Daha sonraki aşamadaysa zeki olmayan ama programlandıkları işleri hızla ve hatasız yapabilen makineler üretti ve mekanik işleri robotlara, makinelere yaptırdı.
    III. Tohumun büyümesi gözlenerek tarım, doğal barınma koşulları taklit edilerek inşaat ve diğer birçok disiplin ortaya çıktı.
    IV. Şimdi de en az kendi kadar zeki ve kendinden çok daha hızlı makineler yapmanın yani yapay zekânın peşinde.
    V. Medeniyet, insanın doğayı çeşitli yönleriyle taklit etmesi ve bunu geliştirmesi sonucunda ortaya çıktı.
    Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan dördüncü olur?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
    Cevap: B
  • 6) “Siz yolunuza devam edin, böyle yaparsanız hedefe kendiliğinden varırsınız.” sözü, aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamaktadır?
    A) Beklenmedik durumlara hazırlıklı olma
    B) Hızlı karar verebilme
    C) Ulaşılabilir amaçlar belirleme
    D) Gerektiğinde yardım almaktan çekinmeme
    E) Amaca doğru, kararlılıkla ilerleme
    Cevap: E
  • 7) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eleştiri söz konusudur?
    A) Müzik hayatına lise yıllarında, yerel bir koroda şarkı söyleyerek adım atmıştı.
    B) Eski grubuyla yollarını ayırdıktan sonra bir süre tek başına çalıştı ama pek de mutlu olmadı.
    C) Beş yıl sonra çıkardıkları ikinci albümleri beklenen ilgiyi görmeyince hayal kırıklığına uğradılar.
    D) Çok nadir bulunan güçlü bir sesi vardı ama çevresindekiler bunu anlayamayacak kadar ilgisizdi.
    E) Geçmişte yaşadıklarıyla, okul yıllarıyla ve ailesiyle ilgili soruları her zaman cevaplardı.
    Cevap: D
  • 8) (I) Bu filmde oynayacak oyuncuların seçimi üç aşamada yapıldı. (II) İlk önce başaktörler ve başaktrisler, ardından figüranlar, en son da çocuk aktörler seçildi.
    (III) Aktörlerin seçimi her zamanki yöntemle yapıldı. (IV) Seçilenlerin yüzlerinin, filmde anlatılan olayın geçtiği zamanın yüzleriyle benzeşmesine çok dikkat edildi. (V) 'Hepsi de “eski bir fotoğraftan fırlamış” dedirtecek türden olmalıydı.' (VI) Bunun için az çaba da
    harcamadık. (VII) Kuzey Almanya’daki hemen her köyü gezip uygun yüzler aradık.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, tırnak içindeki cümleyi açıklar niteliktedir?

    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) VI.
    E) VII.
    Cevap: C
  • 9) (I) Varlık dergisinin bir sayısında Behçet Necatigil’in “Eski Sokak” adlı şiirine rastladım. (II) Behçet Necatigil’in en güzel şiirlerinden biri bence. (III) Yalnızca kolay anlaşılırlığından, yalınlığından değil. (IV) Şairin yüreğindekileri yansıtmasından, insanca bir sıcaklık vermesinden, yalnız bugüne değil yıllar sonrasına
    seslenen bir güç taşımasından... (V) Bir konuyu, bir duyguyu, bir özlemi, bir tutkuyu abartmadan, yüceltmeden en yalın, en etkili, en özlü biçimde duyurmasından...
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde değerlendirme yapılmamıştır?

    A) I.
    B) II.
    C) III.
    D) IV.
    E) V.
    Cevap: A
  • 10) (I) Çocukların sürekli sorduğu “Neden?” sorusunu yanıtlarken yetişkinlerin üç yaklaşımı var. (II) İlki “Vaktim yok, başka zaman sor.” demek. (III) İkincisi kısa ve çabuk cevaplar vermek. (IV) Üçüncüsü de sorduğu soruyu önce kendisinin cevaplamasını istemek.
    (V) Ne var ki çocuk ancak bu son yaklaşımla tartışmayı ve kendi düşüncelerini oluşturmayı öğrenebilir. (VI) Bu da oldukça zaman alan, zor ve sabır isteyen
    bir yaklaşımdır.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde yoruma yer verilmiştir?

    A) I. ve V.
    B) II. ve VI.
    C) V. ve VI.
    D) I., IV. ve VI.
    E) IV., V. ve VI.
    Cevap: C
  • 11) (I) Filmin yönetmeni, başrol için benimle konuştuğunda henüz senaryoyu yazmamıştı. (II) Hikâyesini anlatacağı kişinin geçmişi hakkında fazla bir bilgiye sahip değilmiş o zaman. (III) Ama onun, sıra dışı bir hayatı olduğunu ve bunun da film yapmak için oldukça uygun olduğunu düşünmüş. (IV) Senaryoyu gördüğümde kahramanın kişiliğinin oluştuğu yıllar bana daha çekici geldi. (V) Ayrıca hayatının ilerleyen dönemlerinde modacı olmuş birinin hayatını anlatan bu filmin, moda ve kıyafet üzerine kurgulanmamış olması da ilginçti. (VI) Sıra dışı bir kadının yükseliş hikâyesiydi bu.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, kendisinden önceki cümlede söylenenlerin nedenini açıklamaktadır?

    A) II.
    B) III.
    C) IV.
    D) V.
    E) VI.
    Cevap: A
  • 12) (I) Bir üniversite tarafından, ilköğretim öğrencileri arasında internet kullanımına ilişkin bir araştırma yapıldı. (II) Bunun sonucunda, interneti, kız çocuklarının yüzde 60’ının iletişim, erkek çocuklarının yüzde 55’inin oyun amacıyla kullandığı ortaya çıktı. (III) Araştırma, 12-14 yaş grubundaki 133 öğrenci arasında yapıldı. (IV) Ailelerin evlerine interneti, çocuklarının derslerine yardımcı olması için aldığı öğrenildi. (V) Ayrıca öğrencilerin yüzde 55’inin günde 1-3 saatini internet başında geçirdiği anlaşıldı.
    İnternet kullanımına ilişkin bir araştırmadan söz edilen bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, kimler üzerinde yapıldığı söylenmiştir.
    B) II. cümlede, cinsiyetlere göre kullanım amaçları yüzdelerle verilmiştir.
    C) III. cümlede, kaç kişinin etkin kullanıcı olduğu açıklanmıştır.
    D) IV. cümlede, hangi amaçla kullanılması beklendiği belirtilmiştir.
    E) V. cümlede, kullanımı, zaman açısından sayısal verilerle belirtilmiştir.
    Cevap: C
  • 13) (I) Yayımcısının çok satış yapacağı ümidiyle yatırım yaptığı kitaplar vitrinlere yığılıyor, kitabevlerini popüler yazarların posterleri süslüyor. (II) Kazancın ön plana çıktığı bu süreçte, satış oranı düşük kitaplar dağıtımcı ve kitabevi tarafından önemsenmiyor. (III) Hatta bu kitaplar okuyucuyla karşılaşma fırsatı bile bulamadan iade ediliyor. (IV) Yayıncılar ve editörler bu yüzden, değerini az sayıda insanın anlayabildiği “iyi”lerin
    değil, “ilgi çekecek”lerin peşinde koşuyor. (V) Bu durumu iktisattaki “Kötü para, iyi parayı kovar.” biçimindeki Gresham Kanunu’na benzetiyorum; yayın dünyasında da “kötü” kitap, “iyi” kitabı kovuyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, saptama yapılmıştır.
    B) II. cümlede, neden ve sonuç belirtilmiştir.
    C) III. cümlede, çok okunmayan kitapların durumu ortaya konmuştur.
    D) IV. cümlede, olumsuz bir yönelimden söz edilmiştir.
    E) V. cümlede, değişen bir anlayıştan söz edilmiştir.
    Cevap: E
  • 14) (I) Şiiri ya da öteki edebiyat ürünlerini anlayabilmek için insanın “gerçeklik ve duyarlılık” eğitiminden geçmesi gerek. (II) Gerçeklik eğitimi herkes için gerekli, yolunu şaşırmamak için. (III) Duyarlılık ise kimi sanatçıların sözünü ettiği “ince” şeyleri anlamak için... (IV) Sanatların en yücesi olan yaşama sanatına katkıda bulunan güzel sanatları, müziği, resmi, edebiyatı, tiyatroyu, sinemayı anlamakla ilgili bir duyarlılık... (V) Bu alanlardaki eğitimi, basit bir meslek eğitimi olarak düşünmeyelim. (VI) Her şeyden önce, sanata zaman ayırmak, bu konularla ilgilenip onları özümsemek için elverişli koşulları oluşturmak çok önemlidir.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    A) I. cümlede, bir amaca ulaşmada gerekli koşullar üzerinde durulmuştur.
    B) II. cümlede, bir kavramın insanlar açısından önemi belirtilmiştir.
    C) IV. cümlede, önceki cümlelerde belirtilenlerle ilgili açıklama yapılmıştır.
    D) V. cümlede, konunun bir yönüne dikkat çekilmiştir.
    E) VI. cümlede, sanatla ilgilenmenin doğuracağı sonuçlar belirtilmiştir.
    Cevap: E
  • 15) Aşağıda verilen cümlelerin hangisindeki tırnak içindeki söz çıkarılırsa cümlenin anlamında bir daralma olmaz?
    A) Antrenmanlarını 'düzenli' yapmayan bu koşucunun, rakiplerini geçmesi şimdilik mümkün değil.
    B) Kütüphanedeki araştırmasının uzun sürmesi nedeniyle ödevini 'zamanında' bitiremedi.
    C) Şehrin karmaşasının henüz başlamadığı sabah saatlerinde 'yalnız' yürümekten hoşlanırdı.
    D) En çok gol atan futbolcularını başka takıma kaptırmalarına rağmen 'oyuncular' hiç de kötü bir performans sergilemiyorlar.
    E) Yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda viraja süratle girince otomobilinin kontrolünü 'bir an için' kaybetti.
    Cevap: D
  • 16) Dün bir dergide okudum. Çocukluğumuzun “Susam Sokağı”nın ilk bölümü yayımlanalı kırk yıl olmuş. Oradaki “Edi” ile “Büdü” koca adamlar olmuşlardır herhâlde. İnsan düşünüyor ister istemez, “Bir iş sahibi oldular mı, evlenip çoluk çocuğa karıştılar mı?” diye. Aslında işleri iyiydi, ekmek elden su gölden yaşıyorlardı. Ama belli bir yaşa gelince bırakmışlardır bu işleri sanırım. “Kırpık” hâlâ aynı küfede mi yaşıyordur acaba?
    Sonra “Kurabiye Canavarı” o kadar kurabiyeden sonra göbeklenmiş midir? Kim bilir...
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    A) Yorum
    B) Benzetme
    C) Tahmin
    D) İkileme
    E) Mizah unsurları
    Cevap: B
  • 17) Amerikalı bir antropolog, Senegal’de yaşayan şempanzeler üzerinde yaptığı araştırmalarda, ilginç bulgulara ulaştı. Bu antropolog, ormanda yaşayan şempanzelerin bir lemur türünü avlamak için ağaçtan kopardığı dalları dişleriyle sivrilterek bir çeşit mızrak yaptığını ve öteki şempanzelerin bu beceriyi izleyerek öğrendiğini gözledi. Aynı bilim adamı, şempanzelerin insanlar gibi bir tür kültür geliştirip geliştiremediğini araştırmaya devam edeceğini dile getirdi.
    Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    A) Şempanzelerin farklı ortamlara kolayca uyum sağlayabildiği
    B) Yeni becerilerinin şempanzeleri baskın tür hâline getirdiği
    C) Her şempanze türünün bir şeyi öğrenme süresinin farklı olduğu
    D) Şempanzelerin başka canlılara yalnızca beslenme gereksinimi duyduklarında zarar verdiği
    E) İnsan dışında, alet yapabilen başka canlıların da bulunduğu
    Cevap: E
  • 18) Çevirmen de bir insandır. Onun da bir bakış açısı vardır. Bu bakış açısı, ister istemez çeviriye yansır. Dolayısıyla aynı yapıtın farklı çevirileri olabilir.
    Bu parçada çevirmenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi anlatılmaktadır?

    A) Üslubunun yapıttan yapıta değiştiği
    B) Düşüncelerini istediği gibi yansıtamadığı
    C) Başka çevirmenlerden etkilendiği
    D) Yetkinliğinin çeviriyi etkilediği
    E) Çeviriye yorumunu kattığı
    Cevap: E
  • 19) Masal kahramanlarının aşması gereken engeller ve yenmesi gereken güçlükler saymakla bitmez. Çocuk, kendisini onlarla özdeşleştirirken kötülerle ve onlarla
    bağlantılı olan tehlikelerle ilgili bilgi edinir. Masallar çocuğun düş gücünü geliştirip yaratıcılığını artırır. Çocuk o masallarda kendisini arar, kendisini bulur. Ayrıca mutlu sonlar, çocuğa her düşüşten sonra yeni bir yükseliş olacağı mesajını verir.
    Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisinin, masalların çocuklar üzerindeki etkilerinden biri olduğu söylenemez?

    A) Çeşitli duygularla yüz yüze getirdiği
    B) Yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının ayırdına varmasını sağladığı
    C) Umutlarını canlı tuttuğu
    D) Düş dünyasını zenginleştirdiği
    E) Olayların kendi başlarından geçtiği duygusunu uyandırdığı
    Cevap: B
  • 20) “Bütün ölüler unutulur... / Yaşayanlar kalır tek başlarına.” Eski yalıların birbirinden güzel resimlerine bakarken Melih Cevdet Anday’ın bu dizeleri geliyor aklıma. Yaşayanlar işte bu eski yapılar. Yaşıyorlar mı, yoksa çağlarından kopmuş birer geçmiş zaman
    hayaleti mi bunlar? Çoğu on sekizinci yüzyılda yapılmış, bugün eski günlerin dilsiz tanıkları olarak duruyorlar oracıkta. Vapurla geçerken görüyorum onları.
    Kiminin kırık panjurları inik, kiminin soluk perdeleri kapalı. Her zaman içime dokunur görünüşleri.
    Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    A) Betimlemeye başvurulmuştur.
    B) Konuşma havasıyla yazılmıştır.
    C) Koşul bildiren cümleler kullanılmıştır.
    D) Varlıklara, insana özgü nitelikler yüklenmiştir.
    E) Yer yer birinci kişili anlatıma başvurulmuştur.
    Cevap: C
Yorum Yap
Gönder
  • Seba4t
  • 2020-09-20

Merhaba, cevap anahtarını görebilmeniz için cevap anahtarı butonuna tıklamanız yeterli.

  • SEMRA KÜÇÜK GÜLER
  • 2020-09-20

Merhaba. Cevap anahtarlarını nereden görebiliriz acaba.